YENİ TÜRK KÜRT AÇILIMI (SÖZDE BARIŞ PROJESİ)
Sevgili okur ve takipçilerimiz;
Bu gün ele almak istediğim konu, son günlerin gündemi meşgul eden, halktan çok fazla tepki gelince, gündemi değiştirmek için İmamoğlu olayının öne çıkarıldığı, sözde yeni kürt açılımı konusu. Çok merak ediyorum, Aydın lı bir vatandaş ile, Hakkari li bir vatandaş arasında nasıl bir eşitsizlik var da böyle bir şeye gerek duyuluyor. Şayet böyle bir eşitsizlik varsa, neden devlet bunu oturup değerlendirip çözmek yerine, bu memleketin başına kırk yıldır bela olmuş, bebek, öğretmen, polis, asker ve vatandaşı öldürmüş şehit etmiş bir terörist başı ve dağdaki teröristler ile çare arıyor. Üstelik te hem iktidar hem de muhalefet, sanki diğer taraf hain kendisi çözüm mühendisi gibi hareket ederek taraflara gaz veriyor.
Peki eşitsizlik nerede?
Kürt vatandaşlara , kimlik pasaport verilmiyor mu? Hangi ilk okul orta okul ya da liseye, Türkler alınır ama Kürt çocuklar alınmaz diye veya Türkler 4 yılda Kürtler 5 yılda bitirir diye bir örnek var? Hangi üniversiteye, Türkler şu puanla Kürtler bunun 5 puan fazlasıyla girebilir diye bir kural var? Hangi meslekleri Türkler yapabilir Kürtler yapamaz deniyor? Vekil seçimlerinde Kürtler seçime giremez veya Kürt aday türk adaydan yüzde on fazla almaz ise seçilemez veya Kürt vekillerin ikisinin oyu bir oy sayılır diye bir kural mı var? Kürt vekiller meclis başkanı bakan yada devlet başkanı olamaz diye bir kanun ya da uygulama mı var? Türk ve Kürt evlenemez diye bir kanun töre adet mi var? Peki bir işte çalışınca Kürt Türk ten şu kadar az maaş alır diye bir şey mi var?
Şimdi yukarıda saydıklarımızın hiç birisi olmadığına göre, birde ülkemizdeki hayatın gerçeklerine bakalım. İnşaat, pazarcılık, eğlence, sektöründe çoğunluk kimde, ülkenin en büyük iş adamlarından kaç tanesi Türk kaçı Kürt kökenli vatandaş, batı illerinde neredeyse her partiden Kürt milletvekili varken, hangi doğu ve güneydoğu illerinde kaç tane Türk kökenli vekil var?
Her şey bir tarafa bu yazıyı okuyan kaç kişinin birinci ikinci üçüncü derecede akrabalarında Türk ve Kürt gelin damat yok?
Bir dönem, kendi dilini konuşamayan, kendi dilinde şarkı bile söyleyemeyen gittiği kamu kurumlarında horlanan vatandaşlarımız elbette vardı. Peki bunlar sadece Kürt kökenli vatandaşlar mıydı, köylü Hatice teyze, kasket şapkalı gariban Mehmet amca horlanmadı mı? Onlar neden dağa çıkmadı?
Gelelim buzdolabından çıkarılan ve yeniden isim verilen barış sürecine. En yetkili devlet adamlarının söylediği gibi nefes bile alamayacak duruma gelmiş, ayakkabı numaralarını bile bildiğimiz katil sürüsünün bizi bağışlayın ne olur vurmayın diye yalvarması gerekirken, ülke hatta dünya gündemine konu edilip, gösterişli bir jübile yapma fırsatı sunulması ne kadar doğru, mantıklı ve devlet aklı ile bağdaşmaktadır. Ülkenin başına kırk yıldan fazla bela olmuş bir bebek katilini, bir önder konumuna sokmak, mecliste konuşmasını teklif etmek, umut hakkı gibi bir saçmalık ile dışarı çıkmasına yeşil ışık yakmak, ne kadar devlet aklı, ne kadar milli, ne kadar doğrudur?
Yoksa bu proje; bop tarafından uygulamaya konulmuş, kullanım ömrü biten asalanın bitirilmiş gibi gösterilip yerine başımıza bela edilen pkk gibi ülkemizin başına yeni bela olacak terör örgütlerinin önünü açma projesi midir?
Boşa koysan dolmayan, doluya koysan almayan, aklımın almadığı ise, iktidar ve muhalefet arasında, aslında biz daha fazla taviz veririz yarışının olması.
Sözde pazarlık edilmiyor; peki pazarlık değil ise bu imralı, kandil, suriye ve sonunda saray trafiği neyin nesi? Böyle bir trafiğe ve böyle bir sürece neden ihtiyaç var Kürdü ile Türkü ile bu halkın bilmeye ihtiyacı yok mu? Neden mecliste değil de, hep kapalı kapılar arkasında bu görüşmeler? Neden mecliste değil?
Yeniden dış güçlerin oyunuymuş dememek, yeniden kandırıldık dememek, bu halkı, bu ülkeyi yeni felaketlere sürüklememek için BİR DAHA DÜŞÜNÜN. BİR DAHA DÜŞÜNÜN BİR DAHA DÜŞÜNÜN
SAĞLIK HUZUR MUTLULUK VE SAĞLICAKLA KALIN.
Yorumlar