HİÇLİĞİN ORTASINDA ASILI KALMAK

Yayınlanma Tarihi : Google News
author

Aziz TEPE

HİÇLİĞİN ORTASINDA ASILI KALMAK

Önce kırılırsın.
Sonra küsersin dünyaya,
ve en sonunda gitmek istersin.

Ama gidemezsin.

Ayakların gider…
ruhunun peşinden sürüklenir bedenin.
Ama aklın kalır—
hep o ilk çıktığın yerde.

Çünkü insan,
en çok başladığı yerde kalır.

Sen yürüdüğünü sanırsın,
oysa sadece uzaklaşırsın kendinden.
Ayakların gider,
ama aklın daha çok kalır.

İşte o yüzden
hem gidersin
hem özlersin.

Ve bir gün,
kendini hiçbir yerde bulursun.

Hiçbir yerin ortasında.

Orası bir boşluk değildir aslında—
bir kilittir.
Seni sana kapatan görünmez bir kapı.

Ne ileri vardır artık,
ne geri.

Çığlıkların gider,
gözyaşların gider,
zaman bile senden vazgeçer…

Ama sen kalırsın.

Asılı.

Hiçliğin içinde.

Koşsan da değişmez,
dursan da.
Gülsen de,
ağlasan da.

Bir ağacın dalına tutunup
kendini boşluğa bıraksan bile—
sallanan yine sensindir
ve yine o ilk çıktığın yerdesindir.

Çünkü düşüş bile
seni kurtarmaz kendinden.

Ve sonra anlarsın:
Sen çoktan yaşamayı bırakmışsındır.

Bir heykel gibi…

Görürsün.
Rüzgarı,
kuşları,
ağlayan bir kadını,
annesine gülümseyen bir çocuğu,
sevgi arayan bir kediyi…

Her şeyi görürsün.

Ama dokunamazsın.

Çünkü sen artık
gördüğün şeylerin dışında kalmışsındır.

İnsanlar seni görür,
“ne kadar mutlu” derler.

Sen gülerken bile
gözyaşların kalbine damlar.

Ve kahkahan,
aslında
kayboluşunun kutlamasıdır.

Kalabalığın ortasında
yalnızlık,
en gürültülü sessizliktir.

Her şey sahte görünür bir süre sonra.
Çünkü insan,
en çok kendine küser.

Ve sen…
kendi içinde
hiçliğe dönüşürsün.

Bazen kendine acırsın,
bazen yoklarsın kendini:
“Ben hâlâ var mıyım?”

Ama cevap gelmez.

Çünkü ne tam varsındır
ne de yok.

Sonsuz bir arada kalış…

Bir kalemin ucundan damlayan
yarım hikâyeler gibi.

Yazılır,
ama tamamlanmaz.

Ve sen bilirsin—
hep bilirsin aslında:

Sadece bir adım vardır
o çıkmazın ötesinde.

Bir adım…

Başka bir boyuta,
başka bir anlamın içine.

Ama o adımı atamazsın.

Çünkü korku,
insanı en çok bildiği yerde tutar.

Gölgelerin arasında sallanırken,
bilinmeyen sana gül uzatır…
sen yine şüphe edersin.

Ve masallar bile
bir tuzağa dönüşür:

Kırmızı başlıklı bir hikâyede
yolunu kaybeden sensindir.

Ayağına geçirilen çoraplar,
seni yürütmek için değil—
oyalamak içindir.

Ziller…
sadece sesini duyurur,
ama yönünü göstermez.

Ve sen hâlâ çıkmazsın o hikâyeden.

Oysa gerçek şudur:

Bir şeyi becerememek,
henüz olmamış olmak demektir—
hiç olmayacak olmak değil.

Belki de gerçekten
sadece bir adım ötededir her şey.

Ama en zor adım,
insanın kendine attığı adımdır.

Ve belki de
en büyük kırılma şu farkındalıktır:

Her şeyin aslında hiçbir şey olduğunu,
ve bizim de o hiçbirliğin bir parçası olduğumuzu
anladığımız an…

İşte tam o anda
ruhumuz göğe yükselirken
aynı anda
yerin en dibine kök salar.

Çünkü insan,
ancak hiçliğini kabul ettiğinde
gerçekten var olmaya başlar.

 

14/04/2026 Salı: 10:03 Aziz TEPE

begendim
0
Begendim
bayildim
0
Bayildim
komik
0
Komik
begenmedim
0
Begenmedim
uzgunum
0
Uzgunum
sinirlendim
0
Sinirlendim

Yorum Gönder

Yorumlar