GEÇMİŞİ DEĞİŞTİRMEYİZ AMA BU GÜNDEN SORUMLUYUZ
Çok değerli ve kıymetli dostlarım.
Bu gün, iktidar taraftarlarından en çok duyduğumuz, bir çok konuda da, haklı gibi görünen bir savunmayı değerlendireceğim. Hani iktidarın icraatlarını eleştirdiğiniz hemen her konuda, en çok kullandıkları savunma, tamam bu hatalar yapıldı ama 30 sene önce 40 sene önce hatta taaaaaa cumhuriyetin kuruluşunda, hatalar yapılmadı mı derler. Hani yerli otomobil yerli uçak ne oldu dediğinizde Almanya otomobil üretirken eski hükümetler neden onlar gibi sanayi devrimi yapamadı otomobil üretmedi derler. Ve saymaya başlarlar eskiler şu hatayı yaptı eskiler bu hatayı yaptı diye.
Öncelikle şunu iyi bilmemiz gerekir ki; her olay kendi zaman diliminde ve kendi şartlarında değerlendirilmelidir. Evet geçmiş iktidarlarında, bir çok hataları oldu. Hem de ülkeyi onlarca yıl geriye götüren hataları da oldu. Bunları değerlendirirken, sol, sağ, sizin taraf bizim taraf demeden değerlendirmek gerekli. Geçmişte benzin konulması unutuldu diye, vazgeçilen yerli otomobil de, sebebi herkesçe değişse de devam edilmiş olsa, Türkiye yi dünyanın büyük ülkeleri liginde yapacak olan ama büyük bir yanlış kararla vazgeçilen uçak imalatı da var. Yine geçmişte insanları ötekileştirmek, ayrıştırmak için alevi sünni, kürt türk, baş örtülü baş örtüsüz, diye parçalamaya çalışanlarda oldu.
Bunların hiç birisi, bu gün yapılan yanlışlara, emsal ya da örnek olmamalı, ya da bunlar referans gösterilmemelidir. Kaldı ki; bu yanlışları yapanların hiç birisi aralıksız 20 sene iktidarda kalmadı. Halk bir şekilde yanlış yapanları makamlardan indirdi. Bu günkü hükümeti yani akp yi iktidar yaptı. İlk iki dönemde halkın talep ve beklentilerine elinden geldiğince cevap vermeye çalışan akp ne zaman ki bundan uzaklaşmaya başladı, halk ta madem tek başına bocalamaya başladın yanına mhp yi, bbp yi, vb lerini de, verelim dedi. Ve hepsi birlikte kendilerine cumhur ittifakı dediler.
Demesine dediler ama dünyadaki gelişmeler ve cumhur ittifakının hataları birleşince, halk için çok zor günler yaşanmaya başladı. Cumhur ittifakının en büyük savunması olan bizden öncekiler, muhabbeti de böylece başlamış oldu. Yanına beka meselesi pandemi süreci de eklenince, tüm yanlışlar daha yüksek sesten dillendirilmeye başladı. Yapılan savunmalar ise insanları çok fazla tatmin etmiyor. Bir eski siyasetçinin dediği gibi, boş tencerenin yıkamayacağı iktidar yoktur.
Şimdi gelelim bu güne, dünkü yanlışları dile getirmek bu günkü yanlışlara ne referans olur ne de bu günkü yanlışların görülmemesini gerektirir. Dünkü yanlışları geri alma şansımız yoktur. Ancak onlardan ders alıp bu gün o yanlışları yapmamamız için bize ilham verir. Tam da bu sebepten, vatanını, bayrağını, seven herkesin yanlış gördüklerini, eleştirmesi ve ikaz etmesi, bizlerin vatanına bayrağına ve milletine borcudur. Ve hatta bunu en çok yapması gerekenler akp lilerdir. Hani derler ya dost acı söyler diye, işte aynen o mesele. Geçmişte yapılan hatalar, ne var olan israfı, ne yolsuzluk iddialarını ne kayırmacılıkları, ne ahbap çavuş ilişkilerini, ne ülkeye doldurulan göçmenleri, ne hayat pahalılığını, ne halkın her geçen gün yoksullaşmasını örtmüyor, unutturmuyor.
Türkiye’ye gelen göçmenler konu olduğunda ise, bizimde insanlarımız Almanya ya gitmedilermi diyecek kadar, hayat pahalılığından bahsedince ise bütün dünyada fiyatlar artıyor diyecek kadar cahilce cevaplar ise işi tamamen sulandırıyor. Bizim insanlarımız Almanya ya resmen ve işçi olarak gittiler, tüm resmi belgeleri ile gittiler, vatanlarını korumaktan kaçmak için gitmediler. Dünyadaki pahalılığa gelince ise; dünyada bizim emsal almamız gereken ülkelerde enfilasyon ortalaması %3 ila %9 arasına çıkmış iki haneli rakamlara bile ulaşmamışken, ülkemizdeki güvenilirliği kişiye göre değişen tüik rakamlarına göre bile %80 lerde. %80 enfilasyon olan bir ülkenin örneğin %7 enfilasyon olan bir ülkeyi kastederek bak orada da var demesi kadar anlamsız ve komik bir şey olamaz.
Çözüm sürecine iyi niyetle başladık ama sonuç bir hataydı diyen siz, hdp ye selam verenleri beşinci kol vatan haini ilan eden siz, hdp ye terörist deyip kapatılsın diye avazınız çıktığınca bağıran siz, küçük büyük tüm muhalefeti hdp ile işbirliği yapmakla suçlayan siz. Bunlar seçim kazanırsa bebek katilini serbest bırakacak diyen siz.
Peki şimdi gelinen noktada gördüğümüz ne? Tüm bu feryatları atarken, meğerse hem bebek katili ile hem hdp ile gizli kapılar arkasında görüşen sizin olduğunuz ortaya çıkıyor. Hatta o kadar ileri gidiyorsunuz ki; bebek katilinin bu milletin kutsalı olan gazi mecliste konuşmasını bile teklif edebiliyor, umut hakkı diye bir saçmalığı bile gündeme getirebiliyorsunuz.
Sonuç olarak; mevcut iktidar halkın refah seviyesini düzeltmez, halkın genelinin sorun olarak gördüğü şeyleri inkar etmeye yada görmezden gelmeye devam ederse, aynen kendinden öncekilerin gönderildiği gibi gönderilir.
Bu yüzden de GEÇMİŞİ DEĞİŞTİRMEYİZ BİZ BU GÜNDEN SORUMLUYUZ, beceremeyen gider, becereceği düşünülenler gelir. Dertlere bahane değil DERTLERE DEVA OLACAKLAR ÇARE ÜRETECEKLER gelir Kalın sağlıcakla.
Yorumlar