Yılmaz, hükümetin sermaye piyasalarını desteklemeye devam edeceğini vurguladı. Kalkınmanın finansmanında sermaye piyasalarının en sağlam kaynak olduğunu belirten Yılmaz, sorunlu fonların sistemden çıkmasıyla birlikte piyasaların daha güçlü şekilde yoluna devam edeceğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, sorunlu fon tasfiyelerine ilişkin kapsamlı açıklamalar yaptı
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye'nin gündeminde olan fon soruşturması ve tasfiyelerine ilişkin önemli açıklamalar yaptı. Yılmaz, fon piyasalarına yapılan yatırımların suçmuş gibi gösterilmemesi gerektiğini vurguladı.
"Hiç kimse bu piyasalara gölge düşürmesin. Buralara yapılan yatırımı sanki suçmuş gibi göstermesin. Bunu yapanlar bu ülkeye zarar verirler" diyen Yılmaz, hükümetin süreci başından beri kontrol altına aldığını belirtti.
Tasfiye sürecine ilişkin bilgi veren Yılmaz, söz konusu 131 fonun toplam fonların yüzde 4,6'sını oluşturduğunu açıkladı. Yılmaz, "131 adet fonun 17'si devreden çıkmış oldu" ifadelerini kullanırken, üç fonun olağan şartlarda tasfiye edildiğini belirtti.
"3 fon olağan şartlarda tasfiye edildi, tüm ödemeleri yapılmış oldu" diyen Yılmaz, kapalı fonların da kendi özellikleri içerisinde tasfiye edileceğini vurguladı.
Yılmaz, hükümetin fon piyasasında yaşanan sorunlara karşı kapsamlı bir denetim mekanizması kurduğunu anlattı:
"Fon Koordinasyon Kurulu kuruldu, önemli kararlar alındı. Devlet Denetleme Kurulu görevlendirildi. Toplamda 15 civarı denetmenle, müfettişle DDK çok yönlü olarak çalışmasını sahada başlatmış durumda."
Yılmaz, fon rehberiyle birlikte yeni kurallar getirildiğini, şeffaflığın artırıldığını ve piyasaya güven veren kaideler konulduğunu belirtti. Bu kurallara uygun olmayan fonlar açığa çıktığında ise hızlı tedbirler alındığını ifade etti.
Yılmaz, sorunlu fonların oluşmasında rol oynayan kişilere karşı adli mekanizmaların devreye girdiğini vurguladı. Birçok kişinin tutuklu, gözaltında veya soruşturma aşamasında olduğunu belirten Yılmaz, şirket sahiplerinin adli olarak işlem gördüğünü açıkladı.
"Ana sorumluların yurtdışına kaçtığını hatırlamıyorum. Fahiş getiriler elde etmiş kişilerle ilgili önemli soruşturma ve incelemeler devam ediyor" dedi.
Tasfiye kararı alınan 7 şirket ve 131 fondan etkilenen 455 binden fazla yatırımcı bulunuyor. Yılmaz, A1 Capital, Bulls ve Pardus'un tasfiye edildiğini ve mağdur kalınmadığını belirtti.
En büyük fon olan Tera'nın yanı sıra Pusula, Hedef ve Atlas'ın da tasfiye sürecinde olduğunu açıklayan Yılmaz, Atlas'ın devreye girmesi durumunda 58 bin civarında vatandaşın olağan tasfiye uygulanmasından faydalanacağını söyledi.
Yılmaz, olağanüstü tasfiyede "net yatırım tutarı" kavramının esas alınacağını açıkladı. Buna göre, yatırımcılara 1 milyon liraya kadar ana paraları ödeneceği bir sistem kurgulanıyor.
"Siz bir fonda 1 milyon lira yatırdınız, 2 milyon kar ettiniz ve 2 milyonun çektiniz. Biz size olağanüstü ödemede 1 milyona kadar ödeme yapacağız" şeklinde örnek veren Yılmaz, kanunun Meclis'ten geçmesi halinde yatırımcı sayısının 100 binin altına düşeceğini belirtti.
Yılmaz, tasfiyelerde kamu kaynağı kullanılmayacağını vurguladı. Fon piyasalarında devletin garantisi olmadığını, bunun aksine bankacılık sisteminde TMSF aracılığıyla bir güvence sistemi olduğunu belirtti.
SPK'nın karar aldığı 131 fon için TMSF bünyesinde her fona özel hesaplar açıldığını açıklayan Yılmaz, bu hesaplara şirket ve kişilerin mal varlıklarının satışından gelecek gelirlerin toplanacağını söyledi.
"İsteğe bağlı olarak fahiş kazancı iade edenler, hukuk dışı işlemler yapmış. Şirket ya da kişilerin mal varlıklarının satışından gelecek gelirler bu hesaplarda toplanacak" dedi.
Yılmaz, hükümetin sermaye piyasalarını desteklemeye devam edeceğini vurguladı. Kalkınmanın finansmanında sermaye piyasalarının en sağlam kaynak olduğunu belirten Yılmaz, sorunlu fonların sistemden çıkmasıyla birlikte piyasaların daha güçlü şekilde yoluna devam edeceğini söyledi.
"Virüsü sistemden çıkarma gayreti içindeyiz" diyen Yılmaz, yatırımcıların müsterih olması gerektiğini vurguladı.
Yorumlar