TÜRKİYE'NİN TOPRAĞININ ALTINDAKI ASIL HAZİNE

2018 yılı öncesinde Türkiye'de ortalama 65 günlük bir kazı dönemi oluyordu. Ersoy'un göreve gelmesiyle başlattığı çalışmalar sonunda bu süreç neredeyse 2 ila 3 kat artmıştır. Yılın 8 ila 9 ayı kazı çalışılır hale gelmiştir.

Yayınlanma Tarihi : Google News
TÜRKİYE'NİN TOPRAĞININ ALTINDAKI ASIL HAZİNE
Advert

TÜRKİYE'NİN TOPRAĞININ ALTINDAKI ASIL HAZİNE

Tarihi Zenginlik

Türkiye'nin toprağın altında sakladığı asıl hazine tarihtir. İçinde tarihsel yapı olduğu düşünülen ülke topraklarının sadece yüzde 11'lik kısmı kazılarla gün yüzüne çıkmış durumdadır. Yüzde 89'luk kısmı ise hala bakir bir şekilde arkeologları beklemektedir.

Bakan Ersoy'un Hedefleri

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy için en önemli hedeflerden birinin tarihin saklı tarafını çıkarmak olması doğal görülmektedir. Bakan lise eğitimindeyken rehberlik yaparak turizme adım atması bu vizyonun temelini oluşturmuştur.

KAZILARA VERİLEN ÖNEM

Kazı Dönemlerindeki Artış

2018 yılı öncesinde Türkiye'de ortalama 65 günlük bir kazı dönemi oluyordu. Ersoy'un göreve gelmesiyle başlattığı çalışmalar sonunda bu süreç neredeyse 2 ila 3 kat artmıştır. Yılın 8 ila 9 ayı kazı çalışılır hale gelmiştir.

Hierapolis Örneği

Denizli'deki Hierapolis Antik Kenti'nin 70 yıl önce başlayan kazılarında sadece yüzde 3,5'i gün yüzüne çıkarken son 4 yılda bu oran yüzde 30 ila 35'e ulaşmıştır.

KAZILARA AKTARILAN KAYNAKLAR

Bakan Ersoy'un Açıklaması

2024 yılında 58 ilde 227 kazı alanında çalışma yürütülmüştür. Bu sayı 2025'te 65 ilde 255 alana ulaşmıştır. 2026'da ise 67 ilde 261 kazı alanına çıkmıştır. Son üç yılda sahaya aktarılan toplam kaynak 2 milyar 650 milyon liranın üzerine çıkmıştır. Bu kaynak doğrudan kazı araştırma belgeleme koruma ve restorasyon çalışmalarına yönlendirilmektedir.

KAZILARDA KOORDİNASYON TÜRKLERDE

163 Yıllık Bir Dönüm Noktası

163 yıl önce başlayan ilk kazı çalışmalarından bu yana ilk kez Türkler kazılarda koordinasyonu sağlamaktadır.

Koordinasyon Sisteminin Etkileri

Yabancı kazı başkanlıklarına Türk kazı koordinatörleri atanmıştır. Bu sayede işler daha sıkı tutulmakta ve yıllarca çok yavaş ilerlemiş kazılar hızlandırılmaktadır. Türkiye'de arkeolojik çalışmaların tarihindeki en geniş kapsamlı organizasyonlardan biri haline gelmiştir.

İSTİHDAM VE UZMAN SAYILARI

2024 ve 2025 yıllarında 3 binin üzerinde uzman ve 6 binin üzerinde destek personeli sahadaki çalışmalara katkı vermiştir. Bu sayede arkeologlar iş bulma sorunu yaşamamaktadır.

BİLİMSEL SONUÇLAR

Buluntu Kayıtları

2024 yılında 6 binden fazla buluntu kayıt altına alınmıştır. 2025 yılında ise 15 binden fazla buluntu kayıt altına alınmıştır.

ÖNEMLI ARKEOLOJIK BULGULAR

Göbeklitepe'deki Yeni Keşifler

Göbeklitepe'den Karahantepe'ye Sardes'ten Tralleis'e Side'den Pompeiopolis'e kadar çok farklı dönem ve medeniyetlere ilişkin önemli sonuçlar elde edilmiştir. Göbeklitepe'de ilk kez kuzey kesimde başlatılan kazılarda yaklaşık 1500 metrekarelik yeni bir alanda dörtgen planlı yapılar ortaya çıkmıştır. Bu bulgular Göbeklitepe'nin yalnızca anıtsal yapılardan oluşmadığını günlük yaşam ve yerleşim düzeni hakkında da yeni bilgiler verebileceğini göstermektedir.

Karahantepe'deki Heykel

Karahantepe'de yaklaşık 11 bin yıllık leoparın sırtında oturan bir insanı betimleyen son derece özgün bir heykel bulunmuştur. Bu eser Neolitik toplumların sembolik dünyasını ve insan hayvan ilişkisini anlamamız açısından çok önemlidir.

Sardes'teki Kuros Heykeli

Sardes'te yaklaşık 2 bin 500 yıllık 2,2 metre yüksekliğinde bir kuros heykeli gün yüzüne çıkarılmıştır.

Tralleis'teki Yüzme Havuzu

Tralleis'te yaklaşık 300 kişilik 2 bin yıllık anıtsal bir yüzme havuzu ile taban mozaiğine sahip bir salon bulunmuştur.

Side'deki Herakles Kapısı

Side'de yaklaşık 390 metre uzunluğundaki B Caddesi ile Herakles'in On İki İşi'nin betimlendiği anıtsal Herakles Kapısı ortaya çıkarılmıştır.

Pompeiopolis'teki Mozaik ve Eros Başı

Pompeiopolis'te 105 metrekarelik çok iyi korunmuş bir zemin mozaiği ve yaklaşık 2 bin yıllık bir Eros başı bulunmuştur.

MÜZE VE ÖREN YERLERİNDEN ELDE EDİLEN GELİRLER

Türkiye'deki Gelirler

Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı müze ve ören yerleri ziyaretlerinden elde edilen gelir 2020 ila 2024'ü kapsayan 5 yıllık dönemde 10 milyar TL olmuştur. Bugünün kuruyla bu 200 ila 300 milyon dolara karşılık gelmektedir.

Dünya Müzelerinin Gelirleri

ABD'deki Metropolitan Newyork Sanat Müzesi'nin yıllık geliri 907 milyon dolardır. Fransa'nın başkenti Paris'teki Louvre Müzesi 400 ila 500 milyon dolar gelir elde etmektedir. Vatikan Müzesi'ne ise 100 ila 150 milyon dolarlık bir gelir söz konusudur. Bu ülkelerdeki müzeler yıllık yüzlerce milyon dolarlık gelir elde edebiliyorken Türkiye'de bu rakam oldukça düşüktür.

KÜLTÜR VE TARİH ENERJİSİ

Tarihin Dönüşümü

Bakan Ersoy'un hızlandırdığı kazı çalışmaları aslında Türkiye'nin sahip olduğu enerjiyi toprağın üzerine çıkarmakla ilgilidir. Yani petrol ve doğalgazının yerine binlerce yıllık onlarca medeniyetin var olduğu tarihi. Bir anlamda tarih atılan adımlar başlatılan kazılarla birlikte Türkiye için talihe dönüşmek üzeredir.

YURT DIŞINA KAÇIRILAN ESERLER

Geri Getirilen Eserler

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy'un üzerine düştüğü konulardan biri yurt dışına yasa dışı yollarla çıkarılmış kültür varlıklarının ülkeye getirilmesi için yapılan çalışmalardır. 2002'den bu yana ülkeye kazandırılan eser sayısı 13 bin 474'e ulaşmıştır. Bunların 9 binden fazlasını son 8 yılda geri getirmişlerdir. Bu başarı bilimsel araştırma hukuk ve diplomasiyi birlikte yürüten kararlı çalışmaların sonucudur.

Hala Devam Eden Çalışmalar

Hâlâ yurt dışındaki çok sayıda eser bulunmakta ve çalışmalar sürdürülmektedir.

MARCUS AURELIUS HEYKELİNİN GERİ GETİRİLMESİ

65 Yıllık Mücadele

Marcus Aurelius heykeli 65 yıllık bir mücadelenin ardından ülkeye dönmüştür. Türkiye topraklarından kaçırılmış tarihi ve kültürel varlıkların vatanına iadesinde ABD'nin son derece olumlu yaklaştığı ve en fazla iadenin bu ülkeden sağlandığı belirtilmektedir.

İngiltere ve Almanya'nın Tutumu

Türkiye'den en fazla eserin sergilendiği İngiltere ve Almanya ise bu konuları konuşmaya bile yaklaşmamaktadır.

Heykel Takibinin Detayları

Bakan Ersoy heykel takibinde sonuç almanın bazen yıllar sürdüğünü belirtmektedir. Marcus Aurelius heykelinin topuğundaki bir parçayı Türkiye ortaya koymuş ve heykel ile uyumunu kanıtlamıştır. Adeta topuğundan yakalanarak ikna edilmiş olan heykel şimdi Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi'nde halkla buluşturulmuştur.

Eserlerin Önemi

Bakan Ersoy'a göre eserin büyüğü küçüğü yoktur. Bazen küçük bir kandil ya da aşınmış bir sikke geçmişte insanların nasıl yaşadığını ürettiğini ve ticaret yaptığını anlamamız açısından çok önemli bilgiler verebilir.

Eser Takibinin Yöntemleri

Eserler bulunmak için bazen Milli İstihbarat Teşkilatından yardım rica edilmekte ve destek alınmaktadır. Büyükelçilikler de bu konuda ayrıca çok sıkı takipte bulunmaktadır.

KÜTÜPHANELERDE YAŞANAN DÖNÜŞÜM

Kütüphane Sayıları

Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı yaklaşık 1.300 kütüphane bulunmaktadır.

Kütüphanelerde Sunulan Hizmetler

Kütüphanelerde milyonlarca vatandaşa sadece kitap değil çok daha geniş bir içerik sunulmaktadır. Bilgi okuryazarlığından bilişim teknolojilerine çevresel sürdürülebilirlikten sanata tasarımdan dil becerilerine kadar pek çok alanda eğitim ve kültür programları gerçekleştirilmektedir.

KÜTÜPHANE KULLANIM ALANLARINDA REKORLAR

Kullanım Alanlarının Genişlemesi

Türkiye'de toplam kütüphane kullanım alanı son 8 yıl içinde 315 bin metrekareden 900 bin metrekareye çıkmıştır.

Üye ve Kullanıcı Sayıları

Geçen yıl sonunda bakanlığa bağlı halk kütüphanelerindeki üye sayısı 7 milyon 160 bin kişiye ulaşmıştır. Kullanıcı sayısı ise 39 milyonun üzerine çıkmıştır.

Kitap Sayılarında Rekor

Toplam kitap sayısı 26 milyona erişmiştir. Bu üç alanda tüm zamanların rekorları kırılmıştır.

begendim
0
Begendim
bayildim
0
Bayildim
komik
0
Komik
begenmedim
0
Begenmedim
uzgunum
0
Uzgunum
sinirlendim
0
Sinirlendim
Advert

Yorum Gönder

Yorumlar