İnternet üzerinden öğrenme faaliyeti gerçekleştirenlerin oranı ise 2022'deki yüzde 15,9 seviyesinden yüzde 22,9'a yükseldi. Ancak bu oran, Türkiye'nin dijitalleşme seviyeleri göz önüne alındığında hala düşük kalmaktadır. Eğitim ve öğrenme amaçlı internet kullanımının artırılması, Türkiye'nin dijital okuryazarlık seviyesini yükseltmek için önemli bir hedef olarak görülmektedir. Tüketicilerin donanım satın alma tercihlerinde yüzde 89,3 ile fiyat ilk sırada yer alırken, donanım özellikleri yüzde 74,7 ve cihazın enerji verimliliği yüzde 69,9 oranında bir kriter olarak öne çıktı. Bu bulgular, Türk tüketicilerinin teknoloji satın alırken hala fiyat faktörünü en önemli kriter olarak gördüğünü, ancak kalite ve verimlilik kriterlerine de giderek daha fazla önem vermeye başladığını göstermektedir.
Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) Hanehalkı Bilişim Teknolojileri Kullanım Araştırması'nın 2017-2026 yılı verileri, Türkiye'nin son on yılda internet kullanımı, e-devlet entegrasyonu ve e-ticaret alışkanlıklarında yaşadığı yapısal değişimi ortaya koyuyor. Aradan geçen süreçte altyapı erişiminden tüketim pratiklerine kadar dijitalleşme, toplumun geneline yayılırken, ülke ekonomisinin ve kamu hizmetlerinin dijital çağa uyum sağlama hızı gözle görülür şekilde artmıştır.
16-74 yaş grubundaki bireylerde internet kullanım oranı, 2017 yılında yüzde 66,8 seviyesindeyken, 2022 yılında yüzde 85'e, 2026 yılında ise yüzde 92,3'e tırmandı. Bu hızlı yükseliş, Türkiye'nin dijital altyapısına yaptığı yatırımların ve toplumun dijital teknolojilere olan uyum kapasitesinin artışını göstermektedir. Bu süreçte cinsiyetler arasındaki dijital makas da hızla kapandı. 2017'de erkeklerde yüzde 75,1, kadınlarda yüzde 58,7 olan kullanım oranları, 2026'ya gelindiğinde erkeklerde yüzde 94,8'e, kadınlarda ise yüzde 89,9'a ulaştı. Böylece on yıl önce 16,4 puan olan cinsiyetler arası fark 4,9 puana kadar geriledi. Bu gelişme, kadınların dijital teknolojilere erişim ve kullanım konusunda erkeklerle aralarındaki uçurumun önemli ölçüde kapandığını göstermektedir.
Bilişim altyapısının yaygınlaşmasıyla birlikte hanelerin evden internete erişim imkanı 2017'deki yüzde 80,7 seviyesinden 2022'de yüzde 94,1'e, 2026'da ise yüzde 96,9'a yükseldi. Bu veriler, Türkiye'nin internet altyapısının neredeyse evrensel bir kapsama alanına ulaştığını göstermektedir. Bölgesel verilere göre, hanelerde internet erişim oranında yüzde 99,6 ile İstanbul zirvedeki yerini korurken, en büyük sürprizi Güneydoğu Anadolu yaptı. 2017'de yüzde 71,5 ile alt sıralarda yer alan Güneydoğu Anadolu, on yılda 26,3 puanlık sıçramayla erişim oranını yüzde 97,8'e çıkararak İstanbul'un ardından ikinci sıraya yerleşti. Ege yüzde 97,5 ile üçüncü sırada yer alırken, internet erişim oranının en düşük kaldığı bölgeler ise yüzde 93,1 ile Kuzeydoğu Anadolu, yüzde 93,6 ile Doğu Karadeniz ve yüzde 93,7 ile Batı Karadeniz oldu. Güneydoğu Anadolu'nun bu başarısı, bölgesel kalkınma politikalarının ve dijital altyapı yatırımlarının etkisini açıkça göstermektedir.
Kamu hizmetlerinin dijitalleşme hızı da istatistiklere yansıdı. İnternet üzerinden e-devlet hizmetlerinden yararlanan bireylerin oranı 2017'deki yüzde 42,4 seviyesinden 2022'de yüzde 68,7'ye, 2026'da ise yüzde 76'ya yükseldi. Bu artış, Türkiye'nin kamu hizmetlerini dijitalleştirme konusundaki kararlı adımlarını ve vatandaşların e-devlet hizmetlerine olan güveninin arttığını göstermektedir. Kullanım amaçları incelendiğinde bireylerin e-devleti artık bir bilgi edinme portalından ziyade doğrudan işlem merkezi olarak kullandığı görüldü. Nitekim 2017'de ilk sırada yer alan bilgi edinme faaliyetinin aksine, 2026 verilerinde ilk sırayı yüzde 65,6 ile kişisel bilgilere erişim alırken, bunu yüzde 52,6 ile randevu alma işlemleri ve yüzde 45,7 ile bilgi edinme takip etti. Bu değişim, e-devlet platformlarının olgunlaşması ve vatandaşların bu platformları daha etkin şekilde kullanmaya başlaması anlamına gelmektedir. Yaş gruplarında ise en yüksek e-devlet kullanımı yüzde 93 ile 25-34 yaş aralığında gerçekleşti. Genç nüfusun e-devlet hizmetlerini daha aktif kullanması, dijitalleşme sürecinin gelecek nesillerde daha derinleşeceğini göstermektedir.
Tüketim pratiklerinde en radikal dönüşüm ise e-ticaret kanalında yaşandı. 2004 yılında Türkiye'de internet üzerinden alışveriş yapanların oranı yüzde 0,88 ile yüzde 1'in bile altındayken, 2017'de yüzde 24,9'a, 2026 yılında ise yüzde 60'a ulaşarak tarihi bir rekor kırdı. Bu istatistik, Türkiye'nin e-ticaret pazarında yaşadığı muazzam büyümeyi ve tüketici davranışlarındaki köklü değişimi göstermektedir. Genel e-ticaret oranlarında erkekler yüzde 63,4, kadınlar ise yüzde 56,6 ile öne çıksa da, son 3 ayda aktif sipariş verenler dikkate alındığında cinsiyetler arası makas tamamen kapandı. 2017'de son 3 ayda internetten alışveriş yapan erkeklerin oranı yüzde 17,1, kadınların yüzde 13,2 seviyesindeyken, 2026'da erkeklerde yüzde 48,4, kadınlarda ise yüzde 48,2 olarak gerçekleşti. Bu eşitlik, e-ticarette cinsiyetler arasında artık bir fark kalmadığını göstermektedir. E-ticarette en çok tercih edilen ürün gruplarında giyim, ayakkabı ve aksesuar yüzde 71,3 ile ilk sırada yer alırken, bunu yüzde 50,2 ile hazır yemek teslimatları ve yüzde 41,9 ile gıda ürünleri takip etti. Dijital içerik tarafında ise yüzde 26,4 ile film ve dizi izleme platformu abonelikleri başı çekti.
Sosyal medya ve mesajlaşma uygulamalarındaki ivme de son yıllarda artarak sürdü. 2022 yılında yüzde 82 olan WhatsApp kullanımı 2026'da yüzde 90'a çıkarken, YouTube kullanımı yüzde 67,2'den yüzde 77,6'ya, Instagram kullanımı ise yüzde 57,6'dan yüzde 71,1'e tırmandı. Bu artışlar, Türk toplumunun sosyal medya ve dijital iletişim araçlarına olan bağımlılığının derinleştiğini göstermektedir. Öte yandan dijitalleşme hane içi teknolojilere de yansıdı. 2026 itibarıyla internet kullanan bireylerin yüzde 62'si internet bağlantılı TV, yüzde 18,6'sı robot süpürge ve akıllı ev aletleri, yüzde 16,7'si ise giyilebilir teknolojiler kullandığını belirtti. Bu veriler, akıllı ev teknolojilerinin Türkiye'de henüz yaygınlaşmaya başladığını ancak gelecekte bu alanın büyüme potansiyelinin yüksek olduğunu göstermektedir.
İnternet üzerinden öğrenme faaliyeti gerçekleştirenlerin oranı ise 2022'deki yüzde 15,9 seviyesinden yüzde 22,9'a yükseldi. Ancak bu oran, Türkiye'nin dijitalleşme seviyeleri göz önüne alındığında hala düşük kalmaktadır. Eğitim ve öğrenme amaçlı internet kullanımının artırılması, Türkiye'nin dijital okuryazarlık seviyesini yükseltmek için önemli bir hedef olarak görülmektedir. Tüketicilerin donanım satın alma tercihlerinde yüzde 89,3 ile fiyat ilk sırada yer alırken, donanım özellikleri yüzde 74,7 ve cihazın enerji verimliliği yüzde 69,9 oranında bir kriter olarak öne çıktı. Bu bulgular, Türk tüketicilerinin teknoloji satın alırken hala fiyat faktörünü en önemli kriter olarak gördüğünü, ancak kalite ve verimlilik kriterlerine de giderek daha fazla önem vermeye başladığını göstermektedir.
Yorumlar