"Terörsüz Türkiye" süreci, yaklaşık 50 yıldır Türkiye'yi yaralayan terör meselesini kapatma ve yeni bir dönemin kapılarını açma hedefiyle ilerliyor. Kurtulmuş'un açıklamaları, bu hedefin gerçekleşmesinin Türkiye'nin geleceği için ne kadar kritik olduğunu gösteriyor.
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, İnebolu'da İstiklal Madalyası takdim töreninde yaptığı konuşmada, "Terörsüz Türkiye" süreci kapsamında hazırlanan "çerçeve yasa"ya ilişkin önemli açıklamalar yaptı. Kurtulmuş, çalışmaların hemen hemen sonuna gelindiğini ve ortaya çıkacak yasanın asla bir genel af mahiyetinde olmadığını vurguladı.
TBMM Başkanı Kurtulmuş, Türkiye'nin terör meselesinden kurtulmak üzere olduğunu ifade etti. Geçtiğimiz sene başlatılan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu çalışmalarının TBMM'de ortak bir iradeyle raporlaştırıldığını ve belli bir safhaya gelindiğini hatırlatarak, şu açıklamayı yaptı:
"Bu milletin yaklaşık 50 yılına mal olan, nice şehitlerimizi hayattan koparan, nice ailelerimizi acılar içerisinde bırakan ve bu ülkenin trilyonlarca dolarının kaybolmasına vesile olan bu emperyalist projeyi, terörü artık tarihin çöplüğüne atıyoruz."
Bu ifade, Türkiye'nin terör sorununu nihayet çözmek üzere olduğunun güçlü bir mesajıdır.
Kurtulmuş, ortaya konulacak yasanın mahiyeti hakkında açık ve net açıklamalar yaptı:
"Ortaya konulacak olan bu yasa asla bir genel af mahiyetinde değildir, asla kişisel af mahiyetinde değildir. Geçici ve münhasıran örgütün lağvedilmesine ait bir yasa olacaktır."
Bu açıklama, yasanın kapsamı hakkında önemli bir ayrıntıdır. Kurtulmuş, yasanın şu şekilde işleyeceğini belirtti:
Yasa, bu koşulların yerine getirilmesinden sonra yürürlüğe girecektir.
Kurtulmuş, "Ümit ederiz, partilerimizin tamamının uzlaşısıyla ortaya çıkacak olan bir yasal düzenleme sürecini hep birlikte takip edeceğiz" diyerek, yasanın tüm siyasi partilerin desteğiyle çıkarılmasını hedeflediğini gösterdi.
Bu, "Terörsüz Türkiye" sürecinin sadece hükümetin değil, tüm siyasi partilerin ortak iradeleriyle yürütüldüğünü gösteriyor.
Kurtulmuş, yasanın sadece bir hukuki düzenleme olmadığını, daha önemlisi yeni bir dönemin başlangıcı olduğunu vurguladı:
"Mühim olan mesele, yeni bir dönemin kapılarının açılmasıdır. Yeni bir dönemin kapılarında silaha yer yok, kavgaya yer yok, tefrikaya yer yok."
Kurtulmuş, bu yeni dönemin karakteristiğini şöyle tanımladı:
Kurtulmuş, konuşmasını İnebolu'nun Kurtuluş Mücadelesi'ndeki rolünü vurgulayarak başladı. İnebolu'ya verilen ikinci İstiklal Madalyası'nın piyade denizciler loncasına verilmesini kutlayan Kurtulmuş, şu değerlendirmede bulundu:
"Sadece bir mühimmat sevk hattı, yani bir istihkam imkanı sağlamanın ötesinde, aslında İnebolu'dan Ankara ve Anadolu'nun içlerine bir milli direniş ruhu nakledilmiştir."
Kurtulmuş, ecdada sadakat hakkında önemli bir tanım yaptı:
"Ecdada sadakat sadece onları kuru kuruya anmak değil, ecdadın sahip olduğu milli hasletleri, onların sahip olduğu ruhu yaşatmak, diri tutmak, canlı tutmak ve sonraki nesillere aktarmaktır."
Kurtulmuş, Kastamonu'da Mehmet Akif Ersoy'un Nasrullah Camisi'nde verdiği vaazın önemine değindi. Akif'in ünlü dizesini alıntılayan Kurtulmuş, şu mesajı verdi:
"Girmeden tefrika bir millete, düşman giremez, toplu vurdukça yürekler, onu top sindiremez"
Kurtulmuş, bu sözün hem geçmişte hem de bugün için geçerli olduğunu belirtti:
"Biraz evvelki hakikat buydu, bugünkü hakikat de inanın ki aynı şekilde budur: Birlik olmak, beraberlik içerisinde hareket etmek, hep birlikte tek vücut olarak, tek yumruk olarak günümüz şartlarında ayakta kalmayı, ileriye gidebilmeyi başarmaktır."
Kurtulmuş, emperyalist güçlerin tavrının bir asır sonra da değişmediğini ancak Türkiye'nin çok daha güçlü bir konumda bulunduğunu vurguladı:
"Dün bize 'Hasta adam' diyenler bugün kendileri hasta adamdır, Türkiye ise güçlü bir adamdır, güçlü bir devlettir. Savunma sanayisinde, dış politikada, içeride, ekonomide her alanda her gün biraz daha güçlenen bir Türkiye'nin yurttaşı olmaktan övünç duyuyoruz."
Kurtulmuş, yakın zamanda Cudi Dağı'nda düzenlenen Hz. Nuh Aleyhisselam'ı anma törenini örnek gösterdi. Daha önce terör nedeniyle yapılamayan bu etkinliğe 14-15 bin kişinin katıldığını belirten Kurtulmuş:
"İnsanların arabalarıyla, otobüsleriyle, kamyonlarıyla bir yayla şenliği haline getirdiği muhteşem bir etkinlik oldu. İnsanların gözlerindeki o parıltıyı, içlerindeki o sevinci okuyor gibiydiniz."
Bu örnek, terörün kaldırılmasıyla birlikte insanların yaşamlarına normalliğin geri dönebileceğini gösteriyor.
Kurtulmuş, Türkiye Cumhuriyeti'nin temelinin meşveret olduğunu vurgulayarak, Birinci Meclis'in en zor şartlarda bile meşvereti esas aldığını hatırlatıyor. Günümüzde de bu anlayışı devam ettirmenin önemine değinen Kurtulmuş:
"Türkiye'nin yolu milli dayanışmadan, kardeşlikten ve demokrasiyi güçlendirmekten geçer."
Kurtulmuş, konuşmasını şu güçlü mesajla sonlandırdı:
"Bunu da hep birlikte sağladığımız takdirde, bu istikamette yürüyüşümüzü devam ettirdiğimiz takdirde Allah'ın izniyle Türkiye'nin önünde duracak, Türkiye'nin önünü kesecek ne doğuda ne batıda, ne kuzeyde ne güneyde hiçbir güç yoktur ve hiçbir güç olmayacaktır."
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un açıklamaları, "Terörsüz Türkiye" sürecinin kritik bir aşamaya geldiğini gösteriyor. Çerçeve yasa, genel af değil, örgütün lağvedilmesine yönelik bir hukuki düzenleme olacak. Kurtulmuş'un vurguladığı en önemli nokta, bu yasanın sadece hukuki bir düzenleme olmadığı, daha önemlisi Türkiye'de yeni bir kardeşlik döneminin başlangıcı olduğudur.
Partilerarası uzlaşı hedefi, bu sürecin siyasi konsensüs üzerine kurulduğunu gösteriyor. Kurtulmuş'un tarihsel referanslar ve Mehmet Akif Ersoy'un şiirleriyle yaptığı bağlantı, bu sürecin Türkiye'nin milli kimliğinin ve değerlerinin yeniden inşasının bir parçası olduğunu vurguluyor.
"Terörsüz Türkiye" süreci, yaklaşık 50 yıldır Türkiye'yi yaralayan terör meselesini kapatma ve yeni bir dönemin kapılarını açma hedefiyle ilerliyor. Kurtulmuş'un açıklamaları, bu hedefin gerçekleşmesinin Türkiye'nin geleceği için ne kadar kritik olduğunu gösteriyor.
Yorumlar