Haaretz’in değerlendirmesinde, İsrail ile Suriye arasında imzalanabilecek olası bir güvenlik anlaşmasının her iki taraf için de kazanımlar sağlayabileceği belirtildi. İsrail’in Şam’a yönelik çatışmacı politikasını sürdürmesi halinde bölgedeki dönüşümü durduramayacağı, aksine karar alma süreçlerinin dışında kalabileceği kaydedildi.
Türkiye, Körfez ülkeleri ve ABD’nin Suriye’nin yeniden inşasına yönelik yatırımları artırmaya hazırlandığı bir dönemde İsrail’in süreçten uzak kaldığı belirtiliyor. İsrail gazetesi Haaretz’in analizinde, Tel Aviv yönetiminin çatışmacı tutumunu geride bırakarak Şam’la bir güvenlik anlaşması yapmaya odaklanması gerektiği vurgulandı.
Analizde, Binyamin Netanyahu hükümetinin Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara yönetimine yönelik politikasını değiştirmemesi halinde, bölgeyi yeniden şekillendirebilecek dönüşüm sürecinin dışında kalabileceği ifade edildi.
Washington bu hafta Suriye’yi 1979’dan bu yana yer aldığı terör listesinden çıkardığını duyurdu. Haaretz’in değerlendirmesine göre bu adım, ABD’nin Şara yönetimine duyduğu güveni ortaya koyarken Suriye’ye yönelik yatırımların önünü açıyor. Şam’ın küresel finans sistemine yeniden entegre olabilmesi için de fırsat oluşturuyor.
Beşar Esad rejimini deviren Heyet Tahrir el-Şam’ın eski lideri Ahmed Şara’nın, Suriye’nin bölge ülkeleri ve ABD ile diplomatik ilişkilerini güçlendirmek için yoğun çaba gösterdiği belirtildi.
Suudi Arabistan, Riyad ve Şam ortaklığıyla yeni bir havayolu şirketi kurulması, Halep’te iki havalimanının geliştirilmesi, tuzdan arındırma tesislerinin inşası ve çeşitli telekomünikasyon projeleri dahil olmak üzere Suriye’ye 5 milyar dolardan fazla yatırım sözü verdi.
Katar ile Şam Havalimanı’nın yeniden inşası için anlaşma imzalanırken Birleşik Arap Emirlikleri, Şam’da metro sistemi kurulması ve Tartus Limanı’nın yeniden inşasıyla ilgileniyor.
Türkiye ile Suriye arasındaki ekonomik ilişkiler de yeniden şekilleniyor. Ticaret Bakanı Ömer Bolat ile Suriye Ekonomi ve Sanayi Bakanı Muhammed Nidal eş-Şaar’ın görüşmesinde, iki ülke arasındaki ticaret hacminin 10 milyar dolara çıkarılmasının hedeflendiği açıklandı.
Analize göre Körfez ülkeleri, Suriye’ye yapılacak yatırımlarla İran’ın ülkedeki nüfuzunu yeniden artırmasını engellemeyi amaçlıyor. Bu süreçte İsrail’in, ABD ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin yanı sıra Katar, Suudi Arabistan ve Türkiye gibi Washington’la yakın ilişkileri bulunan ülkelerin temel çıkarlarını da gözetmesi gerekecek.
Haaretz’in değerlendirmesinde, İsrail ile Suriye arasında imzalanabilecek olası bir güvenlik anlaşmasının her iki taraf için de kazanımlar sağlayabileceği belirtildi. İsrail’in Şam’a yönelik çatışmacı politikasını sürdürmesi halinde bölgedeki dönüşümü durduramayacağı, aksine karar alma süreçlerinin dışında kalabileceği kaydedildi.
Yorumlar