Borsa İstanbul'da son haftalarda yaşanan soruşturma dalgasının perde arkası, isim haritasındaki örtüşmelerle şekilleniyor. 125 isim kaydının 53 kişiye indirgenmesi, piyasa dolandırıcılığı iddialarının tek tek şirketlerden ziyade ortak bir ağ üzerinden yürütülmüş olabileceğini düşündürüyor. Önümüzdeki dönemde savcılık dosyalarının ve işlem kayıtlarının açıklanması, bu örtüşmelerin hukuki karşılığını bulup bulmayacağını belirleyecek.
Tera'daki 37 kişinin tamamı Anel Elektrik listesinde — Odine'deki 21 kişiden 16'sı da aynı kümede — Aynı 5 isim dört ayrı dosyada birden yer alıyor
Borsa İstanbul'da son haftalarda gündeme gelen soruşturmaların önemli bir bölümü farklı şirketlerin hisseleri üzerinden kamuoyuna yansıdı. Bir gün Özata Denizcilik, başka bir gün Tera Finansal Yatırımlar Holding, ardından Odine Solutions, Altınkılıç Gıda ve Anel Elektrik... Her açıklamada farklı bir şirketin adı, farklı sayıda kişi ve yeni işlem yasağı kararları vardı.
Ancak Sermaye Piyasası Kurulu'nun (SPK) 25 Eylül ile 22 Ekim 2026 arasında yayımladığı dört bülten birlikte incelendiğinde, birbirinden ayrı görünen bu dosyalarda dikkat çekici isim tekrarları bulunuyor. Patronlar Dünyası, beş hisse hakkındaki suç duyurusu kararlarını isim ve Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) sicil numaraları üzerinden karşılaştırdı. Ortaya çıkan tablo, soruşturmaların kamuya açıklanan boyutuna farklı bir açıdan bakılmasını sağlıyor.
Beş ayrı hisseye ilişkin 125 isim kaydı, yalnızca 53 farklı kişiye ait. Daha da önemlisi, bu tekrarlar rastlantısal biçimde birkaç isimle sınırlı değil:
28 Eylül tarihli SPK bülteninde, Tera Finansal Yatırımlar Holding hisselerine ilişkin işlemler nedeniyle 37 kişi hakkında suç duyurusunda bulunulmasına karar verildi. 22 Ekim tarihli bültende ise Anel Elektrik paylarına ilişkin incelemede 48 kişi hakkında aynı kanun maddesi kapsamında suç duyurusu kararı açıklandı.
İki listenin MKK sicil numaraları karşılaştırıldığında dikkat çekici bir sonuç ortaya çıkıyor:
Bu durum, iki incelemenin aynı kişilerden oluşan geniş bir ortak kümeye sahip olduğunu ortaya koyuyor. Ancak SPK'nın yayımladığı özet kararlar, söz konusu kişilerin hangi tarihlerde, ne miktarda veya hangi hesaplar aracılığıyla işlem yaptıklarını ayrıntılandırmıyor.
Araştırmanın ikinci önemli bulgusu, 7 Ekim tarihli Odine Solutions dosyasından çıkıyor. SPK, Odine hisselerindeki işlemler nedeniyle 21 kişi hakkında suç duyurusuna karar vermişti:
Bir başka ifadeyle, Odine dosyası, Tera ve Anel arasındaki ortak isim kümesine 16 kişiyle bağlanıyor.
22 Ekim tarihli bültenin Altınkılıç Gıda bölümünde sekiz kişi bulunuyor. Bu sekiz kişinin tamamı hem Tera hem de Anel Elektrik listelerinde de yer alıyor. Böylece Altınkılıç dosyasındaki kişiler, incelenen beş hisse arasında en az üç ayrı incelemede adı geçen grubu oluşturuyor.
Aynı karşılaştırmada Özata Denizcilik dosyasındaki 11 kişinin tamamının Anel listesinde bulunduğu da doğrulanıyor. Özata'daki 11 kişiden 10'u Tera dosyasında da yer alıyor.
Bütün bu eşleşmeler birlikte değerlendirildiğinde, 53 farklı kişiden 29'unun en az üç ayrı hisse dosyasında adının geçtiği görülüyor. Bu oran, incelenen kişi grubunun yaklaşık %54,7'sine karşılık geliyor.
Araştırmada daha dar fakat dikkat çekici başka bir ortak grup da dikkat çekiyor. Beş kişi, dört ayrı hisse incelemesindeki suç duyurusu listelerinde bulunuyor:
Bu isimleri birleştiren hisseler: OZATD, TRHOL, ALKLC, ANELE.
22 Ekim tarihli SPK bülteninde yalnızca gerçek kişilerle ilgili suç duyurusu kararları bulunmuyor. Anel Elektrik dosyasındaki işlem yasağı tablosunda Tera Yatırım Menkul Değerler, Tera Yatırım Bankası, Tera Yatırım Holding ve İsviçre merkezli Century City Securities SA de yer alıyor.
Araştırılan beş hissenin önemli bir ortak özelliği daha var: Özata Denizcilik, Tera Finansal Yatırımlar Holding, Odine Solutions, Altınkılıç Gıda ve Anel Elektrik, eylül ayında borsada sert değer kayıplarının yaşandığı hisseler arasında bulunuyordu.
EKOTÜRK'ün 7 Ekim tarihli araştırmasında da bu beş şirketin tamamı, 16 Eylül sonrasındaki sert taban serileri yaşayan hisseler arasında gösterildi. Bu durum, yatırımcıların karşı karşıya kaldığı piyasa riskinin büyüklüğünü göstermesi bakımından önemli.
Ancak hisse fiyatlarındaki düşüşü, SPK'nın daha sonra suç duyurusu kararı verdiği kişilerin işlemlerine doğrudan bağlayan bir bulguya ulaşılmış değil. Böyle bir bağlantının kurulabilmesi için ilgili kişilerin hangi günlerde ne kadar pay aldığı, sattığı, işlemlerin hangi hesaplardan gerçekleştiği ve fiyat oluşumu üzerindeki etkilerinin incelenmesi gerekiyor.
SPK'nın dört ayrı bülteni birlikte okunduğunda önemli bir gerçek ortaya çıkıyor: Kamuoyuna farklı tarihlerde ve farklı şirket adları altında duyurulan beş hisse incelemesi, isimler bakımından büyük ölçüde kesişiyor.
Özellikle Tera ve Anel Elektrik dosyalarında 37 kişinin ortak olması, Odine dosyasındaki 16 kişinin de bu iki listede yer alması, soruşturmaların işlem düzeyindeki bağlantılarının araştırılmasını gerekli kılıyor.
Bugün için kesin olarak söylenebilecek şey, beş ayrı SPK incelemesinin isim haritasında çok güçlü örtüşmeler bulunduğu. Bundan sonraki aşamada belirleyici olacak konu ise aynı kişilerin farklı hisselerdeki işlemlerinin zamanlama, büyüklük ve karşı taraf bakımından nasıl kesiştiği.
Çünkü SPK'nın yayımladığı listeler kimlerin farklı dosyalarda yer aldığını gösteriyor. Henüz açıklanmayan ise bu işlemlerin birbirleriyle finansal ve hukuki bir bağlantısının bulunup bulunmadığı.
Sonuç: Borsa İstanbul'da son haftalarda yaşanan soruşturma dalgasının perde arkası, isim haritasındaki örtüşmelerle şekilleniyor. 125 isim kaydının 53 kişiye indirgenmesi, piyasa dolandırıcılığı iddialarının tek tek şirketlerden ziyade ortak bir ağ üzerinden yürütülmüş olabileceğini düşündürüyor. Önümüzdeki dönemde savcılık dosyalarının ve işlem kayıtlarının açıklanması, bu örtüşmelerin hukuki karşılığını bulup bulmayacağını belirleyecek.
Yorumlar