Kılıçdaroğlu'nun Gaziantep ziyareti, hem sahada vatandaşla yüz yüze gelen bir liderlik tablosu hem de parti içine yönelik özeleştiri mesajlarıyla dikkat çekti. "Geç kaldınız" sitemine verilen "Düzelteceğiz" yanıtı ile "fakirin sofrasına oturun" çağrısı, CHP'nin önümüzdeki dönem saha stratejisinin iki ana ekseni olarak öne çıkıyor.
Balıklı Parkı'nda geçinemezdiğini söyleyen emekliyle yüz yüze gelen CHP lideri, gençlerin katılım töreninde "Fakirin sofrasına oturacaksınız" çağrısı yaptı — "CHP dışında hiçbir parti yeni dünya düzenini konuşamaz"
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, bugün Gaziantep'e geldi. Kılıçdaroğlu, Gaziantep Havaalanı'nda partililer ve vatandaşlar tarafından karşılandı. Ardından Balıklı Parkı'nı ziyaret eden CHP lideri, vatandaşlarla bir araya gelerek sohbet etti.
Sohbet sırasında dikkat çeken an, geçinemediğini belirten Gaziantepli bir vatandaşın sözlerinde yaşandı. Vatandaş, Kılıçdaroğlu'na şunları söyledi:
"Maaş çekmeye gideceğim, eve gidene kadar para kalmıyor. Sana çok güveniyorduk ama bıraktınız. Geç kaldınız. Bizi bırakmaman lazımdı. Sana güveniyoruz."
Kılıçdaroğlu'nun bu sert ama güven içeren siteme yanıtı nettir:
"Düzelteceğiz, başka çaresi yok. Yine kucaklayacağız."
Kılıçdaroğlu, emeklilerin durumuna da dikkat çekerek şunları söyledi:
"Emekli huzur içinde yaşamazsa memlekete huzur gelmez. Gaziantep'te fabrikalar kapanıyorsa, binlerce işçinin işine son veriliyorsa memlekette bir sorun var demektir. Bunun çözülmesi lazım. Biz emekliye iki maaş ikramiye olsun derken de Ramazan, Kurban Bayramı'nda birer maaş ikramiye, hiç değilse torununa harçlık verir diye. Ama şimdi aylıklar çok düştü."
Vatandaşın "Beş torunum var, eve başımı eğerek gidiyorum, 'Acaba torun beni görecek harçlık mı isteyecek' diye" ifadeleri, sohbetin en duygusal anlarından biri oldu.
Kılıçdaroğlu ardından partisinin Gaziantep İl Başkanlığı'nda 103 genç üye için düzenlenen katılım törenine katıldı. Burada konuşan CHP lideri, Atatürkçülük anlayışını gençlere şöyle anlattı:
"Mustafa Kemal Atatürk bize, siyasetçilere seslenmedi; gençlere seslendi. Gençliğin hitabesinin hangi anlama geldiğini, mücadelenin hangi koşullarda verildiğini en iyi Mustafa Kemal'in Nutuk'unda görürüz. Atatürkçülük geçmişe takılıp kalmak değildir. Atatürkçülük geleceği inşa etmektir. Geleceği demokrasiyle inşa edeceğiz. Emeğe ve alın terine önem vereceğiz. Biz kimsesizlerin kimsesiyiz. Eğer kimsesizlerin kimsesi olmazsak sorunu aşamayız."
Gaziantep'te sanayide büyük hamleler gerçekleştiğini ancak 100 bini aşkın işçinin işine son verilmişse gençlerin bunu sorgulaması gerektiğini belirten Kılıçdaroğlu, iç sorgulama kültürüne vurgu yaptı:
"Hatamız varsa, eksiğimiz varsa özgürce söyleyeceksiniz. Başka bir partide bu olmaz ama CHP'de bu olur. Çünkü CHP'li olmak aynı zamanda ciddi bir eleştiri kültürüne sahip olmak demektir."
Gençlere okuma tavsiyesinde bulunan Kılıçdaroğlu, "Yaşar Kemal'i de, Orhan Kemal'i de, Orhan Pamuk'u da okuyacaksınız. Tarihimizi bileceksiniz. Ortadoğu tarihini bileceksiniz" dedi ve çarpıcı bir iddiada bulundu:
"Yeni bir dünya düzeni inşa ediliyor. Yeni bir dünya düzeninde Türkiye nerede olacak? CHP dışında hiçbir parti yeni dünya düzenini konuşamaz, çünkü onların bilgi birikimi bize yetmez."
103 yıllık tarihiyle gurur duyduklarını belirten Kılıçdaroğlu, "Yüzde 100 her yaptığımız doğrudur diye bir iddianın sahibi de olmayacağız" diyerek eleştiri kültürüne olan bağlılığını şöyle ifade etti:
"Eleştiri olmazsa tek boyutlu parti büyüyemez. Beni eleştiriyorsa beni dinliyor demektir. Beni eleştiriyorsa benden bir beklentisi var demektir. O nedenle eleştirenleri saygıyla, dikkatle dinleyeceğiz."
Üniversiteli gençlerin yurt sorununa da değinen Kılıçdaroğlu, "Eğer Türkiye Cumhuriyeti bugüne kadar gençlerin yurt sorununu çözememişse burada bir sorunumuz var demektir" dedi. Mezun olan gençlerin geleceğini yurt dışında aramasının siyasetin ve devlet yönetiminin sorunu olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, çarpıcı bir tespitte bulundu:
"Bugünkü düzende ahlaklı olmak kolay değil. Yolsuzluğun sıradanlaştığı bir Türkiye'de yaşıyoruz. Ahlaklıysan suçlusun, malı götürürsen baş tacısın. Bu bizim kültürümüz değil. Tarihin bize miras bıraktığı kültür de değil. Atalarımızın da kültürü değil. Nasıl oluyor da Türkiye böyle bir tabloyla karşı karşıya kaldı? Gençler okuyacaksınız, çizeceksiniz ve yazacaksınız. Kiminiz öykü, kiminiz roman, kiminiz anılarını yazsın ama mutlaka yazın."
Ulusal Bağımsızlık Savaşı'nın önder kentlerinden biri olan Gaziantep'e seslenen Kılıçdaroğlu, geçmişte kentin oylarının çok yüksek olduğunu hatırlatarak samimi bir özeleştiri yaptı:
"Eğer oyumuz düşüyorsa sorumluluk Gaziantepli'de değil. Sorumluluk bizde. Hata bizde. Gitmedik. Fakirin sofrasına oturmadık. Çayını, kahvesini içmedik. 'Arkadaş derdin nedir' demedik. Oturduk yerimizde krallar gibi 'Ey vatandaş gel bana oy ver.' Gideceksiniz, sofrasına oturacaksınız, fakirin sofrasına oturacaksınız, elinizde bir hediye paketi olacak, derdini dinleyeceksiniz."
85 yaşında çalışmak zorunda olan bir kadını sosyal medyada duyduklarını ve Kadın Kolları Başkanlığına talimat verdiğini anlatan Kılıçdaroğlu, bu girişimin sonuçlarını şöyle aktardı:
"Gittiler, buldular, konuştular. Biz gittik diye Osmaniye seferber oldu. Bir CHP'li Kadın Kolları Başkanının girişimi Osmaniye'yi ayağa kaldırıyor. Demek ki garibanın, dertlinin yanında olursak bütün bu sorunları çözebiliriz. Halk güvenir o zaman bize. Unutmayın, ülkenin geleceği sizsiniz."
Sonuç: Kılıçdaroğlu'nun Gaziantep ziyareti, hem sahada vatandaşla yüz yüze gelen bir liderlik tablosu hem de parti içine yönelik özeleştiri mesajlarıyla dikkat çekti. "Geç kaldınız" sitemine verilen "Düzelteceğiz" yanıtı ile "fakirin sofrasına oturun" çağrısı, CHP'nin önümüzdeki dönem saha stratejisinin iki ana ekseni olarak öne çıkıyor.
Yorumlar