Uzmanlar, Karadeniz'in biyolojik çeşitliliğinin korunması için acil önlemler alınması gerektiğini vurgularken, savaşın deniz yaşamı üzerindeki etkilerinin nesiller boyu sürebileceği konusunda uyarıyor.
Ukrayna'daki çatışmalar sadece insan yaşamını değil, Karadeniz'in hassas dengesini ve deniz canlılarını da geri dönülemez şekilde tahrip ediyor. Uzmanlar, askeri faaliyetlerin yunus popülasyonu üzerinde yarattığı yıkıcı etkinin boyutlarını gözler önüne seriyor.
Karadeniz, 2022 yılından bu yana süregelen savaşın en görünmez kurbanlarına ev sahipliği yapıyor. Tuzly Lagünleri Milli Parkı Baş Araştırmacısı Ivan Rusev'in verilerine göre, Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik başlattığı topyekün istiladan bu yana 120 binden fazla yunus hayatını kaybetti.
Uzmanlar, bölgedeki yoğun askeri hareketliliğin yunusların temel hayatta kalma mekanizması olan ekolokasyonu (ses dalgalarıyla yön bulma) tamamen bozduğunu belirtiyor. Patlamalar, füze ateşlemeleri ve askeri sonar sistemleri, yunusların yönlerini bulmasını, iletişim kurmasını ve avlanmasını imkansız hale getiriyor.
Avlanamayan yunuslar hızla kilo kaybederek vücutlarındaki yağ tabakasını tüketmeye başlıyor. Ancak savaşın kirlettiği Karadeniz'de bu yağ tabakası, atık sular, tarımsal akıntılar, mikroplastikler ve antibiyotiklerle dolu olduğu için hayvanların bağışıklık sistemini çökertiyor. Bu durum, yunusların ölümcül solunum yolu enfeksiyonlarına yenik düşmesine neden oluyor.
Savaşın yarattığı bir diğer trajedi ise balıkçılık faaliyetlerinde yaşanıyor. Trol tekneleri, ağlarına dolanmış ve boğulma tehlikesi geçiren yunusları kurtarmak için yüzgeçlerini kesmek zorunda kalıyor. Kıyıya vuran yunusların üzerindeki ağ izleri, bu hayvanların yaşadığı acı dolu sonun birer kanıtı olarak göze çarpıyor.
Savaşın çevresel etkileri sadece yunuslarla sınırlı değil. Düşen drone'lar ve batan denizaltılardan sızan zehirli kimyasallar, denizdeki balık türlerini de yok ediyor. Kefal ve lüfer gibi türlerin nadirleştiği bölgede, besin zincirinin en tepesinde yer alan yunusların ölümü, tüm ekosistemi olumsuz etkiliyor.
Patlamalar nedeniyle sağır olan veya ölen balıklar, göçmen kuşların da besin kaynağını kurutuyor. Yeterli "yakıtı" bulamayan kuşlar, göç yollarını tamamlayamıyor ve bu durum kuş popülasyonlarında uzun vadeli bir azalmaya yol açıyor.
Savaşın yıkıcı etkilerine tanıklık eden Ukraynalılar için kıyıya vuran yunuslar, yaşanan insani dramın bir yansıması haline geldi. Odessa'da yaşayan ve savaşın doğrudan etkilerini derinden hisseden Tetiana Smolchenko, kıyıdaki çürümekte olan yunusları görmenin yarattığı dehşeti şu sözlerle ifade ediyor:
"Artık insan ölümlerine öylesine alıştık ki ama bu canlıların savaş yüzünden öldüğünü görmek de bir o kadar dehşet verici."
Uzmanlar, Karadeniz'in biyolojik çeşitliliğinin korunması için acil önlemler alınması gerektiğini vurgularken, savaşın deniz yaşamı üzerindeki etkilerinin nesiller boyu sürebileceği konusunda uyarıyor.
Yorumlar