Parıldar, İstanbul'da üretilen ürünlerin birlik ve kooperatifler aracılığıyla alınarak işlenmesinin ve hem ulusal hem de uluslararası pazarlara ulaştırılmasının da mümkün olduğunu sözlerine ekledi.
İstanbul İl Tarım ve Orman Müdürü Suat Parıldar, metropolün 743 bin dekardan fazla işlenen tarım alanında bu yıl stratejik ürünlerde yüzde 20-30 arasında rekolte artışı beklendiğini açıkladı.
Giriş
Dünyanın en büyük metropollerinden biri olan İstanbul, tarımsal üretim açısından da önemli bir potansiyele sahip bulunuyor. İstanbul İl Tarım ve Orman Müdürü Suat Parıldar, kentte yürütülen tarımsal faaliyetlerin ekonomiye katkısını ve bu yılki başarılı sezonun detaylarını paylaştı.
İstanbul'un Tarımsal Potansiyeli
Parıldar, İstanbul'un tarihi ve kültürel özelliklerinin yanı sıra önemli bir tarımsal üretim potansiyeline sahip olduğunu belirtti. Metropolün coğrafyasının yüzde 14'ünün tarım alanı olduğunu vurgulayan Parıldar, "İstanbul'da tabii ki tarım yapılıyor. Hem de kıymetli tarım yapılıyor" dedi.
Kıyı Kaynakları ve Balıkçılık
Parıldar, İstanbul'un Karadeniz ve Marmara Denizi'ne kıyısı bulunduğunu anımsatarak, "600 kilometrenin üzerinde kıyı şeridimiz var. Balıkçılık ve su ürünleri anlamında, avcılık anlamında da ciddi faaliyetlerimiz var" diye konuştu.
Aktif Tarımsal Faaliyetlerin Merkezi
İstanbul'da 743 bin dekardan fazla işlenen tarım alanı bulunduğunu ifade eden Parıldar, Silivri, Çatalca, Arnavutköy, Şile, Beykoz, Pendik, Sarıyer ve Büyükçekmece'nin aktif tarımsal faaliyetlerin yürütüldüğü ilçeler arasında yer aldığını kaydetti.
Planlı Üretim Sistemi
Parıldar, İstanbul'daki tarımsal üretimin yalnızca mevcut üretim alışkanlıkları doğrultusunda değil, su kaynakları, iklim, coğrafya, verimlilik ve pazar koşulları dikkate alınarak planlandığını belirtti.
İstanbul'da 610 bin dekara yakın tarım arazisinin Çiftçi Kayıt Sistemi'ne (ÇKS) kayıtlı olduğunu belirten Parıldar, bunun toplam işlenen tarım alanlarının yaklaşık yüzde 82'sine karşılık geldiğini söyledi. Kentte yaklaşık 6 bin çiftçinin ÇKS'ye kayıtlı olduğunu aktaran Parıldar, "İstanbul'daki üretimin yüzde 90'a yakın kısmı da bizim üretim planlaması kapsamında" dedi.
Stratejik Ürünlerde Rekor Artışlar
Parıldar, 2025'te İstanbul'da 133 bin 74 ton buğday üretildiğini hatırlatarak, bu yıl buğday hasadının tamamlandığını ve rekoltenin yüzde 20-25 oranında arttığını belirtti.
Stratejik ürünlerdeki artış beklentileri şöyle:
Buğday: Yüzde 20-25 artış Arpa: Geçen yıl 25 bin 209 ton üretilmişti; bu yıl yüzde 25-30 artış bekleniyor Ayçiçeği: 2025'te 210 bin dekarı aşkın alanda 44 bin 800 ton üretilmişti; bu yıl yüzde 30'a yakın artış söz konusu Kanola: 40 bin dekardan fazla alanda yaklaşık 14 bin 195 ton üretilmişti; bu yıl yüzde 30'a yakın artış bekleniyor Nohut: Geçen yıl 37 ton üretilmişti; bu yıl yüzde 30 artış bekleniyor Kuru Fasulye: Geçen yıl 60 tonun üzerinde üretilmişti; bu yıl yüzde 30 artış bekleniyor
Uygun İklim Koşulları
Parıldar, bu yılki iklim koşullarının tarımsal üretimi desteklediğini belirterek, yağışların dönemsel olarak üretim açısından olumlu seviyelerde gerçekleştiğini ifade etti. "Bu seneki iklimsel veriler, yağışlar hem dönemsel anlamda tarımsal üretimi destekleyici miktarda gerçekleşti hem de miktarsal anlamda bizim desteklemelerimizi, tarımsal üretimimizi ortaya koyar nitelikte gerçekleşti" diye konuştu.
Geniş Tüketici Pazarının Avantajı
Parıldar, İstanbul'daki tarımsal üretimin kent ekonomisine katkısının yalnızca tarladaki üretim miktarıyla sınırlı olmadığını belirtti. Kentin sahip olduğu büyük tüketici pazarının üreticiler açısından önemli bir avantaj oluşturduğunu dile getiren Parıldar, "İstanbul'da hazır bir pazar var. Dolayısıyla bu pazara yakın kent merkezlerinde ya da kentlerin etraflarında yapmış olduğumuz üretim pazar avantajı açısından da çok ciddi avantajlar taşıyor" değerlendirmesinde bulundu.
Tarımsal Destekler
İstanbul'da gerçekleştirilen tarımsal üretimin desteklenmesi amacıyla çeşitli projeler uygulanıyor. 2025 yılında kentte üretim yapan çiftçilere 525 milyon lirayı aşkın tarımsal destekleme ödemesi aktarıldı.
Parıldar, temel destek ve planlı üretim kapsamında çiftçilere mazot ve gübre desteği sağlandığını belirterek, "Mazot giderlerinin yüzde 100'ünü, gübre giderlerinin de yüzde 50'sini destekleme ödemesi olarak veriyoruz" ifadelerini kullandı.
2026 Yılında Artan Destekler
Suat Parıldar, 2026 yılı desteklemelerinde artış yapıldığını aktararak, özellikle girdi maliyetlerindeki gelişmelerin dikkate alındığını kaydetti.
Ayçiçeğinde dekara verilen desteğin yüzde 18,2 artışla 1.101 liraya yükseldiğini belirten Parıldar, buğday, arpa ve yem bitkilerinde de destekleme oranlarının yüzde 18'in üzerinde artırıldığını söyledi.
Sebze ve Meyve Üretimi
İstanbul'daki tarımsal üretimin stratejik tarla bitkileriyle sınırlı olmadığını vurgulayan Parıldar, sebze ve meyve üretiminde de kentin önemli bir potansiyele sahip olduğunu dile getirdi.
Parıldar, özellikle sebze üretiminin geliştirilmesine yönelik il özel projelerinin hayata geçirildiğini aktararak, bu çalışmaların Tarım Arazilerinin Kullanımının Etkinleştirilmesi Projesi kapsamında Bakanlığın sağladığı yüzde 75 hibe desteğiyle gerçekleştirildiğini bildirdi.
Hayata Geçirilen Projeler
Bu kapsamda uygulanmakta olan projeler:
Parıldar, ilkbahar ve sonbahar dönemlerinde 2 milyonu aşkın sebze fidesinin yüzde 75 hibe desteğiyle çiftçilerle buluşturulduğunu söyledi. Fideler arasında domates, kıvırcık, hıyar ve brokolinin bulunduğunu aktaran Parıldar, ürünlerin pazar potansiyeli dikkate alınarak üreticilere ulaştırıldığını kaydetti.
Yerel Tohum Çeşitlerinin Korunması
İstanbul'un yerel tarım ürünlerinin korunmasına ve geliştirilmesine yönelik çalışmalar yürütülüyor. Yerel tohum çeşitlerinden olan Sayalar kırmızı biberi için de çalışma yapılmaktadır.
Parıldar, "Ata tohumundan, çiftçimizden aldığımız üründen tekrar tohum yaparak çiftçimizle buluşturarak Sayalar'da bu kültürün daha da yaygınlaşmasını, daha da gelişmesini sağladık" diye konuştu.
Gıda Ekonomisinin Potansiyeli
İstanbul'un tarımsal üretiminin geniş bir gıda ekonomisiyle bağlantılı olduğuna dikkati çeken Parıldar, kentte 140 bini aşkın gıda işletmesi bulunduğunu kaydetti.
Kentteki yoğun iç pazar talebinin İstanbul'da üretilen tarımsal ürünler açısından önemli bir fırsat oluşturduğunu belirten Parıldar, ürünlerin hızlı şekilde pazara ulaştırılabildiğini ifade etti.
Parıldar, İstanbul'da üretilen ürünlerin birlik ve kooperatifler aracılığıyla alınarak işlenmesinin ve hem ulusal hem de uluslararası pazarlara ulaştırılmasının da mümkün olduğunu sözlerine ekledi.
Yorumlar