Konuşmasının sonunda politik anlaşmazlıkların küresel ekonomiyi paralize etmemesi gerektiğinin altını çizen Fidan, Türkiye’nin "sürdürülebilir diplomasi" modeline dikkat çekti. Karadeniz Tahıl Koridoru’nu buna örnek gösteren Fidan, "En zor koşullarda bile diplomatik etkileşim ve yüksek seviyeli diyaloglarla çözümler üretebiliyoruz. Politik anlaşmazlıklar, global ekonomiyi sürdüren sistemleri felç etmemelidir" diyerek sözlerini noktaladı.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İstanbul’da düzenlenen TRT World Forum’da küresel ekonominin geleceğine dair çarpıcı açıklamalarda bulundu. Fidan, enerji ve taşımacılık hatlarının politik baskı aracı olarak kullanılmasına sert tepki göstererek, "Bir gemi rotası savaş rotası haline gelemez" dedi.
İstanbul Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen TRT World Forum’un "Bağlantısallığın Yeni Jeopolitiği" başlıklı oturumunda konuşan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, dünya ekonomisinin karşı karşıya olduğu yapısal risklere dikkat çekti. Fidan, İsrail’in bölgedeki agresif politikalarının ve Gazze’deki katliamın, küresel istikrarı tehdit eden "yeterince önemsenmeyen" temel sorunlar olduğunu vurguladı.
Küresel bağlantısallığın arttığı bir dönemde, kritik darboğazların ve rotaların risk altında olduğunu belirten Fidan, şunları kaydetti:
"Küresel olarak bir bağlantı söz konusu olduğundan, darboğazlarda da bir artış yaşanıyor. Enerji ve taşımacılık rotaları azalıyor ve bu durum yapısal bir savunmasızlık ortaya çıkarıyor. Karadeniz’de gördüğümüz gibi, bir gemi rotası savaş rotası haline gelemez. Bir enerji hattı, politik baskı aracı olarak kullanılmamalıdır."
Fidan, tek bir darboğazın binlerce kilometre ötedeki ekonomileri sarsabileceğine işaret ederek, ülkelerin doğal olarak kendi rotalarını koruma içgüdüsüyle hareket ettiğini, ancak bunun "güvensizlik ve rekabete" dönüşmemesi gerektiğini belirtti.
Türkiye’nin coğrafi konumunu sadece bir köprü olarak değil, stratejik bir sorumluluk alanı olarak gördüğünü ifade eden Bakan Fidan, çözüm yolunun "bağlantısallığı çeşitlendirmekten" geçtiğini söyledi:
"Türkiye tam olarak bu vizyonu savunuyor. Biz coğrafi konumumuzu sadece kıtalar arasında bir köprü olarak konumlandırmıyoruz. Stratejik bir sorumluluğumuz olduğunu düşünüyoruz. Coğrafya fırsat yaratır; ancak vizyon, altyapı ve diplomasi bu potansiyeli stratejik değere dönüştürür."
Fidan, Türkiye’nin öncülük ettiği projelerin izole altyapı çalışmaları değil, daha geniş bir "bağlantısallık mimarisinin" yapı taşları olduğunu vurguladı:
Konuşmasının sonunda politik anlaşmazlıkların küresel ekonomiyi paralize etmemesi gerektiğinin altını çizen Fidan, Türkiye’nin "sürdürülebilir diplomasi" modeline dikkat çekti. Karadeniz Tahıl Koridoru’nu buna örnek gösteren Fidan, "En zor koşullarda bile diplomatik etkileşim ve yüksek seviyeli diyaloglarla çözümler üretebiliyoruz. Politik anlaşmazlıklar, global ekonomiyi sürdüren sistemleri felç etmemelidir" diyerek sözlerini noktaladı.
Yorumlar