Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer, kayyum yönetimi döneminde belediyeye getirilen isimlere yönelik yolsuzluk ve rüşvet iddiaları kapsamında yürütülen soruşturmaya ilişkin açıklama yaparak, hukuk önünde eşitliğin sağlanması, şeffaflık ve hesap verebilirliğin güçlendirilmesi gerektiğini vurgulamıştır. Aynı zamanda bir yıldır tahliye olmasına rağmen görevine iade edilmemesinin halkın anayasal hakkının yok sayılması olduğunu belirterek, hukuki mücadelesini sürdürdüğünü ifade etmiştir.
Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer: Kayyum Yönetimine Yönelik Operasyona İlişkin Açıklama
Haksız Uzaklaştırılma ve Kayyum Atanması
Ahmet Özer, 31 Mart 2024'te Esenyurt halkının özgür iradesiyle seçildiği belediye başkanlığı görevinden haksız ve hukuksuz bir şekilde uzaklaştırıldığını belirtti. 31 Ekim 2024 tarihinde yerine kayyım atandığını ve belediye meclisinin işlevsiz hale getirildiğini ifade etti.
Adli Süreçteki Kararlar
Özer, hakkında yürütülen soruşturmada rüşvet suçu açısından takipsizlik kararı verildiğini ve yapılan yargılamada şahsına isnat edilen ihaleye fesat karıştırma suçundan beraat ettiğini açıkladı. İddianamede yer almayan "ihmal suretiyle görevi kötüye kullanma" suçundan verilen ve hükmün açıklanması geri bırakılan karara karşı hukuki mücadelesini sürdürdüğünü belirtti.
Kayyum Yönetimine Yönelik Operasyon
Yolsuzluk ve Rüşvet İddiaları
Bugün ise kayyum yönetimi döneminde belediyeye getirilen isimlere yönelik yolsuzluk ve rüşvet iddiaları kapsamında bir soruşturma yürütüldüğünü gördüğünü belirten Özer, kamuoyuna yansıyan haberlere göre, kayyum tarafından atanan Belediye Başkan Yardımcısı Yusuf Ulutaş'ın evinde yapılan aramada yüklü miktarda döviz ve ziynet eşyası ele geçirildiğini, hesap hareketlerinde ise "servet" değerinde bir para akışı tespit edildiği iddia edildiğini aktardı.
Hukuk Önünde Eşitlik
Özer, "Kayyum dahil, hiç kimse, hangi makamda bulunursa bulunsun, hukukun üstünde değildir." diyerek, bu iddiaların tüm yönleriyle araştırılması ve suçun ile sorumluların hukuk çerçevesinde ortaya çıkarılması gerektiğini belirtti.
Kamu Kurumu Olarak Belediye
Belediyenin Esenyurt halkına ait bir kamu kurumu olduğunu, bütçesinin milletin parasının olduğunu ve her kuruşun hesabının halka verilmesi gerektiğini vurgulayan Özer, seçilmiş yönetimden nasıl hesap soruluyorsa, atanmış yönetimden de aynı ölçüyle hesap sorulması gerektiğini ifade etti.
Adalet Eşit Ölçüde Uygulanmalı
"Adalet, seçilmişe ayrı, atanmışa ayrı işlemez." diyen Özer, bu konuda net bir duruş sergiledi.
Esenyurt Halkının Soruları
Özer, Esenyurt halkının şu soruları sormasının da en doğal hakkı olduğunu belirterek, şu sorulara dikkat çekti:
Şeffaflık Sorgusu
Denetim Mekanizmaları
Ciddi İddiaların Aydınlatılması
Belediye Halkına Aittir
Özer, belediyenin bir avuç insanın değil, milyonların yaşadığı Esenyurt'un halkına ait bir kamu kurumu olduğunu, belediyenin bütçesinin milletin parasının olduğunu ve her kuruşun hesabının halka verilmesi gerektiğini yineledi.
Kayyum Döneminde Şeffaflık Talep Ediyor
Halkın iradesinin yok sayıldığı bir dönemde, kamu kaynaklarının kullanımına ilişkin bu gelişmelerin bütün yönleriyle aydınlatılması zorunlu olduğunu belirten Özer, sorumlular varsa ortaya çıkarılması, denetim süreçleri, ihale işlemleri ve mali kayıtların şeffaf biçimde incelenmesi gerektiğini ifade etti.
Talebimiz Adalet
Özer, talebinin intikam değil, adalet; ayrıcalık değil, eşit hukuk; suskunluk değil, şeffaflık olduğunu vurguladı.
Halkın İradesi Devam Edecek
Esenyurt halkının sandıkta ortaya koyduğu iradeye, ödediği vergilerin hesabını sormaya ve yaşadığı kentin geleceğine sahip çıkmaya devam edeceğini belirten Özer, seçilmiş belediye başkanı olarak hukuki mücadelesini sürdürerek, Esenyurt'un hakkını, hukukunu ve demokratik iradesini savunmaya devam edeceğini söyledi.
Bir Yıldır Tahliye Olmasına Rağmen Görevine İade Edilmedi
Önemli Vurgu
Özer, bir yıldır tahliye olduğu halde hala görevine iade edilmemiş olduğunu belirtti. Oysa Esenyurt'ta her iki seçmenden birinin oyunu alarak seçilmiş bir belediye başkanı olarak mazbatasının bir kâğıt parçası olmadığını, bu mazbatanın halkın mühürlenmiş iradesi olduğunu vurguladı.
Halkın Anayasal Hakkı
Mazbatanın çiğnenmesinin yalnızca kendisinin değil, bana oy veren 227.608 yurttaşın anayasal hakkının yok sayılması, bir milyonu aşkın nüfusu olan Esenyurt halkının mağdur edilmesi olduğunu ifade etti.
Toplumsal Sözleşme
Seçimle elde edilen şeyin yalnızca bir makam, yalnızca siyasal bir yetki değil, halkla yapılan bir toplumsal sözleşme olduğunu belirten Özer, bu sözleşmenin tek taraflı olarak, halkın onayı olmadan feshedilmesinin ahlaki ve demokratik değerler açısından kabul edilemez bir durum olduğunu vurguladı.
Vicdani ve Demokratik İtiraz
Bunca olan bitenden sonra, seçmen iradesine yapılan müdahaleye karşı vicdani ve demokratik itirazını bir kez daha dile getiren Özer, bir an önce göreve iadesini beklediklerini belirtti.
Talep: Hak Gaspının Ortadan Kaldırılması
Talebinin hak gaspının ortadan kaldırılması, egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğunun ihyası için gereğinin yapılması olduğunu ifade etti.
Özet
Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer, kayyum yönetimi döneminde belediyeye getirilen isimlere yönelik yolsuzluk ve rüşvet iddiaları kapsamında yürütülen soruşturmaya ilişkin açıklama yaparak, hukuk önünde eşitliğin sağlanması, şeffaflık ve hesap verebilirliğin güçlendirilmesi gerektiğini vurgulamıştır. Aynı zamanda bir yıldır tahliye olmasına rağmen görevine iade edilmemesinin halkın anayasal hakkının yok sayılması olduğunu belirterek, hukuki mücadelesini sürdürdüğünü ifade etmiştir.
Yorumlar