“24 yıl önce teslim aldığımız bu emanette hassasiyetimiz neyse bugün de bu hassasiyetimiz aynı kararlılıkla devam ediyor. Biz bu koltukları burada daimi olarak oturmak için milletimizden teslim almadık. Koşacağız, yorulacağız, terleyeceğiz ve milletimize hak ettiği emanetin gereğini teslim edeceğiz. 24 yıl öncenin Türkiye’siyle bugünü kıyaslamaya günler yetmez. O kadar çok adım attık, o kadar çok eser ve hizmet ürettik ki saymakla bitmez. Tabii bunları yaparken güllük gülistanlık bir ortamımız yoktu. Nasıl bir Türkiye teslim aldık, hepiniz biliyorsunuz. Ve şu anda nasıl bir Türkiye’deyiz, Zaman içinde karşı karşıya kaldığımız türlü engellemeler, türlü tuzaklar, bütün bunlar ortada. Biz ‘Her şey Türkiye için’ dediysek, bunun gereğini yapacağız. Yıllar, dünyayı, bölgemizi, hayatı değiştirdi. Bunu görerek etraflıca değerlendirmesini yaparak adımlarımızı da buna göre atacağız. Durmak yok, yola daha güçlü, daha azimli, daha kararlı devam ediyoruz.”
Putin’le görüşme sinyali verdi, 8 Kasım’da Azerbaycan’a gideceğini açıkladı; Kore ile nükleer enerji ve savunma sanayii işbirliğinde “yeni irade” vurgusu yaptı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Seul ziyaretinden Türkiye’ye dönüşü sırasında uçakta gazetecilerin sorularını yanıtladı. Erdoğan; Kore ile işbirliği, Rusya-Ukrayna savaşı, Azerbaycan ziyareti, ABD ara seçimleri, terörsüz Türkiye süreci ve fon soruşturmasına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.
Seul temaslarını değerlendiren Erdoğan, Türkiye’nin yatırımcılara sağladığı fırsatları küresel ölçeğe sahip Koreli firmalara anlattığını söyledi. Nükleer enerji alanında işbirliği için görüşmeler yapıldığını belirten Erdoğan, bu ziyarette söz konusu alanda yeni bir irade ortaya koyduklarını kaydetti. Özellikle finansman konusunda görüşmelerin süreceğini ifade etti.
Savunma sanayiinde ise Altay tankı ve Fırtına obüsleri gibi başarılı projelerden hareketle işbirliğini ilerletecek konuların ele alındığını anlatan Erdoğan, otomotiv, ileri teknolojiler ve yapay zeka alanlarında da işbirliği imkanlarının değerlendirildiğini söyledi.
Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy’nin Türkiye ziyareti anımsatılarak üçlü bir zirvenin yapılıp yapılamayacağı soruldu. Erdoğan, Zelenskiy ile ziyaret sırasında konuları etraflıca görüşme fırsatı bulduklarını belirtti. Rusya-Ukrayna savaşının sonlandırılması için müzakerelerde diplomasi yoluyla adım atılmasının çok önemli olduğunu Zelenskiy’e anlattıklarını ifade eden Erdoğan, şöyle konuştu:
“Türkiye olarak barışa giden yolu açmak için elimizden geleni yapıyoruz ve yapmaya devam edeceğiz. Zelenskiy ile yaptığımız görüşmeden sonra şimdi Putin ile de bir görüşme yapmak suretiyle işin Rusya ayağını ele alalım istiyoruz. Bu arada ilgili arkadaşlarım muhataplarıyla görüşerek, Rusya tarafını bu görüşmeye hazırlayacaklardır.”
Erdoğan, Azerbaycan’ın 8 Kasım’daki Zafer Günü’ne işaret ederek, fevkalade bir durum olmazsa o gün Azerbaycan’a gitmeyi düşündüğünü açıkladı. Bu ziyaret vesilesiyle gerekli adımların atılabileceğini söyleyen Erdoğan, Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev ile telefon görüşmeleri yaptığını belirtti.
İstihbarat Başkanı ile Dışişleri Bakanı’nı da Azerbaycan’a gönderdiğini aktaran Erdoğan, Aliyev ile ve eşler arasında telefon diplomasisinin yürütüldüğünü kaydetti. Azerbaycan’ın Zafer Günü’ne önem verdiğini belirten Erdoğan, iki ülke ilişkilerini şöyle tanımladı:
“Azerbaycan’la ilişkilerimiz, klasik diplomatik temasların çok ötesindedir. İki ülkenin kopmaz bağı ortak tarihimizin, kültürümüzün, kaderimizin ve inşallah geleceğimizin ürünüdür. Türkiye ve Azerbaycan kardeşliğinin evelallah aşamayacağı hiçbir engel yoktur.”
ABD ara seçimlerinin Türkiye-ABD ilişkilerine yansımasına dair soruya Erdoğan, şimdiden köşeli cümleler kurmanın erken olacağı yanıtını verdi. İki ülkenin NATO müttefiki olduğunu ve köklü, stratejik ilişkilere sahip bulunduğunu hatırlatan Erdoğan, şunları söyledi:
“Bölgemiz uzun zamandır çok çalkantılı bir süreçten geçiyor. Dört bir yanımızda savaşlar, çatışmalar, zulümler maalesef devam ediyor. Biz bölgemizin bir an önce huzura kavuşmasını istiyoruz. Seçim sonuçlarının coğrafyamızda kalıcı barışa ve istikrara katkı vermesi en büyük arzumuz. Bu amaçla hem Amerikan Yönetimiyle hem de Temsilciler Meclisi ve Senato’yla yakın diyalog halinde olmaya devam edeceğiz.”
PKK’nın silah bırakma sürecine ilişkin konuşan Erdoğan, Terörsüz Türkiye sürecinin kanunun belirlediği çerçevede sürdüğünü, bu konuda taviz verilmesinin mümkün olmadığını söyledi. İlerlemelerin bazen konunun nezaketi nedeniyle görünür olmayabileceğini belirten Erdoğan, kararlılığın net olduğunu vurguladı.
Sınırların ötesindeki mağaraların kademe kademe boşaltıldığını, tespit ve teyit çalışmalarının planlandığı şekilde devam ettiğini açıklayan Erdoğan, Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığındaki kurulun ve devletin ilgili kurumlarının konuya hakim olduğunu kaydetti. Silah bırakmanın tam anlamıyla gerçekleşmesi ve tespit-teyit süreçlerinin tamamlanmasıyla yeni aşamaya geçileceğini ifade eden Erdoğan, şöyle devam etti:
“Sağdan, soldan, nereden ne olursa olsun, ne gelirse gelsin bütün bu mağaraları boşaltarak terörün artık tamamen bittiğini hep birlikte inşallah göreceğiz ve yaşayacağız.”
Fon soruşturmasına ilişkin soruya yanıt veren Erdoğan, gerekli yol haritasının oluşturulduğunu ve talimatların verildiğini söyledi. Her kurumun yol haritasına göre görevini yerine getirdiğini, taviz verilmesinin mümkün olmadığını belirten Erdoğan, mevzuat, idari tedbirler ve yargı süreçlerinin takipte olduğunu aktardı.
Rüşvet, usulsüzlük ve suistimalin tek tek ortaya çıkarıldığını söyleyen Erdoğan, “Bakıyorsunuz hiç ummadığınız insanlar, bu işlerin içerisine girmişler” dedi. Devlet Denetleme Kurulu’nu görevlendirdiğini, kurulun incelemelerini yürüttüğünü ve çıkacak sonucun çok önemli olduğunu belirtti.
Fon Koordinasyon Kurulu’nun düzenli ve sık aralıklarla toplandığını, verilen güvence doğrultusunda ödemelerin aralıksız yapıldığını söyleyen Erdoğan, sürecin kamu kaynağı kullanılmadan yönetilmesinin temel prensip olduğunu vurguladı. Erdoğan sözlerini şöyle tamamladı:
“Haksız kazanç sağlayan, sermaye piyasalarını manipüle eden veya bunlara çanak tutan kim varsa, bunun hesabını verecek. Sermaye piyasalarımızı bu mikroptan temizleyecek, inşallah her açıdan daha sağlıklı bir yapıya kavuşturacağız.”
İktidarlarının 24'üncü yılı olduğunun anımsatılması üzerine Erdoğan, şu değerlendirmeyi yaptı:
“24 yıl önce teslim aldığımız bu emanette hassasiyetimiz neyse bugün de bu hassasiyetimiz aynı kararlılıkla devam ediyor. Biz bu koltukları burada daimi olarak oturmak için milletimizden teslim almadık. Koşacağız, yorulacağız, terleyeceğiz ve milletimize hak ettiği emanetin gereğini teslim edeceğiz. 24 yıl öncenin Türkiye’siyle bugünü kıyaslamaya günler yetmez. O kadar çok adım attık, o kadar çok eser ve hizmet ürettik ki saymakla bitmez. Tabii bunları yaparken güllük gülistanlık bir ortamımız yoktu. Nasıl bir Türkiye teslim aldık, hepiniz biliyorsunuz. Ve şu anda nasıl bir Türkiye’deyiz, Zaman içinde karşı karşıya kaldığımız türlü engellemeler, türlü tuzaklar, bütün bunlar ortada. Biz ‘Her şey Türkiye için’ dediysek, bunun gereğini yapacağız. Yıllar, dünyayı, bölgemizi, hayatı değiştirdi. Bunu görerek etraflıca değerlendirmesini yaparak adımlarımızı da buna göre atacağız. Durmak yok, yola daha güçlü, daha azimli, daha kararlı devam ediyoruz.”
Yorumlar