Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, İsrail’in sürdürdüğü savaşın ülkede ağır bir insani krize yol açtığı bir dönemde Paris’te Lübnan’ın antik Biblos kentine adanan yeni bir sergi açtı.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, İsrail’in sürdürdüğü savaşın ülkede ağır bir insani krize yol açtığı bir dönemde Paris’te Lübnan’ın antik Biblos kentine adanan yeni bir sergi açtı.
Macron, serginin açılışında yaptığı konuşmada, Lübnan'ın güvenliğinin işgal ile sağlanamayacağını vurguladı. "Ne burada, ne Batı Şeria'da ne de başka herhangi bir yerde hiçbir işgal, hiçbir sömürgeleştirme biçimi kimsenin güvenliğini garanti edemez" dedi. Bu sözler, İsrail'in Lübnan'daki harekâtının sürdüğü, güneydeki hava saldırılarının ve kara operasyonlarının şiddetlendiği bir dönemde geldi.
Fransa’nın Lübnan ile ilişkileri, uzun yıllara dayanan siyasi, dilsel ve entelektüel bağların yanı sıra arkeolojik işbirlikleriyle de şekillenmiştir. Fransız akademisyenler, 19. yüzyılın sonlarından itibaren Byblos gibi alanlara dair modern bilgi birikiminin oluşmasına katkıda bulunmuşlardır.
Sergi, sadece antik bir kenti kutlamakla kalmayıp, aynı zamanda saldırı altındaki bir ülkenin yanında durmanın sembolü haline geldi. Küratör Tania Zaven, serginin "bir tür kültürel direniş" olarak değerlendirdiğini belirtti. Bazı eserlerin sergiye katılamaması, bu kültürel direnişin bir parçası olarak görülüyor; çünkü bu durum, Lübnan'daki kültürel mirasın korunması gerekliliğini hatırlatıyor.
Macron'un açılışta yaptığı konuşma ve serginin içeriği, Lübnan'ın tarihi ve kültürel mirasının korunmasına dair uluslararası destek toplama çabalarının önemli bir parçasını oluşturuyor. Bu sergi, hem geçmişin hem de günümüzün Lübnan'ı için kritik bir öneme sahip.
Yorumlar