Katılan Sanatçı Sayısı: 60'ın üzerinde Yönetici Küratör: Deniz Erbaş Kurucu Direktör: Seyhan Boztepe
"Metcezir // Ebb & Flow" Temasıyla Açılan Sergiler, Kentin Kültürel Katmanlarını Çağdaş Sanatla Birleştiriyor
Seramikten cama, endüstriyel seslerden kamusal alandaki çalışmalara uzanan sergiler, Çanakkale'nin kültürel katmanlarını çağdaş sanatla buluşturuyor. 10. edisyonunda "Metcezir // Ebb & Flow" (Cezir ve Akış) temasıyla düzenlenen Çanakkale Bienali, 20 Kasım'a kadar ziyaret edilebilir.
Toprak ve su, Çanakkale'nin gündelik hayatının bir parçası. Kıyılar, boğazın hareketi ve değişen sınırlar, bu iki unsurun birbirini nasıl dönüştürdüğünü gösteriyor. Çanakkale Bienali de 10. edisyonunda bu ilişkiden yola çıkıyor.
Bienalin Ele Aldığı Temalar:
Farklı mekânlara yayılan sergilerde malzeme, ses ve mimari anlatının bir parçasına dönüşüyor. İşler yalnızca doğaya bakmıyor, insanın yaşadığı çevreyle kurduğu ilişkiyi de sorguluyor.
Dönüşüm Fikrinin Tezahürleri:
Yönetici Küratör Deniz Erbaş, açılış konuşmasında 60'ın üzerinde sanatçıyı bir araya getiren organizasyonun yerel yönetimler, üniversite, sivil toplum kuruluşları, turizm sektörü ve kente katkı sunan markaların ortaklığıyla sürdüğünü vurguladı.
Bienal Destekleyen Kurumlar:
Erbaş, Çanakkale'nin kültür ve sanatla anılan bir kent olması için birlikte üretmenin önemine dikkat çekti.
Kurucu Direktör Seyhan Boztepe, 10. edisyonun bienalin kurumsal yapısını güçlendirdiğini belirtti. Seramiği odağına alan uluslararası bir sergi hazırlamanın zorluklarına değinen Boztepe, bu yolculuğun gelecekte genç kuşaklar tarafından sürdürülmesini umduğunu dile getirdi.
Bienalin Kurumsal Gelişimi:
Bu yılın öne çıkan başlıklarından biri seramik. Topraktan elde edilen bir malzemenin ateşle biçimlenmesi, kırılması ve yeniden yorumlanması, bienalin dönüşüm temasıyla örtüşüyor.
"Özel Odak: Seramik" Seçkisinin Yaklaşımı:
"Özel Odak: Seramik" seçkisi, Çanakkale'nin farklı mekânlarında sergileniyor:
Mustafa Tunçalp'in çalışması, seramik ve hafıza ilişkisinin somut örneklerinden biri. Sanatçı, eski Çanakkale seramiklerindeki at figürlerinden yola çıkarak bu formları soyut bir yorumla yeniden ele alıyor.
Tunçalp'in Eseri:
Tunçalp'in seramikle ilişkisi çocukluk yıllarında başlamış:
Tunçalp'in Mirasının Anlamı: Seramik geleneğinin yalnızca nesnelerde değil, bilgi ve deneyimin kuşaklar arasında aktarılmasında da yaşadığını hatırlatıyor.
Bienalin dönüşüm fikri, Mavi Ev'de daha somut bir karşılık buluyor. Yaklaşık 50 yıldır kullanılmayan yapı, sergi için yeniden açılmış ve temizlenmiş.
Mavi Ev'in Dönüşümü:
Evde seramik, cam ve ses arasında kurulan ilişkiler, malzemeyi farklı duyular üzerinden deneyimlemeye imkân veriyor.
Gülden Ataman'ın Seramikleri:
Kemal Tizgöl'ün "Otoban" Çalışması:
Derya Geylani'nin Cam İşleri:
Evin kendi tarihi de algının bir parçası hâline geliyor. Yapının yeniden kullanıma açılmasıyla malzemenin dönüşümü birbirine karşılık veriyor. Geçmiş tamamen geride kalmıyor, bugünkü karşılaşmaların içinde yeniden beliriyor.
Bienalin farklı mekânlarında ses de önemli bir yer tutuyor. Sanayi alanlarından toplanan parçalarla yeniden kurulan Truva atı, kentin endüstriyel geçmişiyle kültürel hafızasını aynı yapıda buluşturuyor.
Endüstriyel malzemelerden ses üreten işler, alışıldık nesnelerin başka türlü algılanmasını sağlıyor.
Tophane Noise Band'in Çalışması:
Sesin Anlamı: Ses burada yalnızca işitilen bir unsur değil, insanın çevresiyle kurduğu ilişkinin de bir parçası.
Bienalin farklı mekânlara yayılması, Çanakkale'yi de sergi deneyiminin bir parçası hâline getiriyor.
Sergi Rotasının Durakları:
Kent Merkezindeki Mekânlar:
Eski Endüstriyel Alanlar:
Arkeolojik ve Araştırma Mekânları:
Farklı yapıların ve kullanım geçmişlerinin çağdaş sanatla buluştuğu bu alanlarda, yapıların geçmişi tamamen silinmiyor. Taş, tuğla ve endüstriyel kullanımın izleri, eserlerle birlikte varlığını sürdürüyor.
Troia Vakfı Korfmann Kütüphanesi, sergi rotasına arkeoloji ve araştırma üzerinden başka bir boyut ekliyor. Troya araştırmalarıyla bağlantılı bu mekânda çağdaş sanat, geçmişe ilişkin bilginin biriktiği bir ortamda karşılık buluyor.
Troya Antik Kenti'ne yakın konumlanan müze, bölgenin arkeolojik mirasını çağdaş bir müzecilik anlayışıyla sunuyor. Bienalin bu coğrafyaya uzanması, geçmiş ile bugün arasındaki ilişkiyi daha geniş bir çerçevede düşünmeye imkân veriyor.
Troya, yalnızca arkeolojik kalıntılardan ibaret değil. Yüzyıllar boyunca destanlar, edebiyat ve sanat aracılığıyla yeniden anlatılmış bir yer.
Troya'nın Anlatı Tarihi:
Her dönem bu tarihsel mirasa kendi sorularıyla yaklaşmış, Troya'nın anlamını yeniden yorumlamış. Çağdaş sanatın aynı coğrafyada yer alması da bu anlatıya yeni bir katman ekliyor.
Geçmişten kalan nesnelerle bugünün sanat üretimleri farklı zamanlara ait olsa da ikisi de hafızanın nasıl kurulduğuna ilişkin sorular ortaya çıkarıyor:
Sergi Adı: Çanakkale Bienali 10. Edisyonu - "Metcezir // Ebb & Flow"
Tema: Toprak ve su, hafıza ve zaman, doğa ve insan ilişkisi
Ziyaret Tarihi: 20 Kasım 2024'e kadar
Sergi Mekânları:
Katılan Sanatçı Sayısı: 60'ın üzerinde
Yönetici Küratör: Deniz Erbaş
Kurucu Direktör: Seyhan Boztepe
Yorumlar