“Sonuç olarak satıcı ve üçüncü kişi alıcının iradelerini ortadan kaldıran, üçüncü kişi alıcının haksız yere kazanç elde etmesine veya zarara uğramasına yol açan ve ön alım hakkı sahibini hukuken belirsiz bir konuma sokan kuralla, hukuki ilişkinin taraflarının menfaatleri arasında adil bir denge kurulmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Anayasa Mahkemesi açıklanan gerekçelerle kuralın Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiştir.”
Anayasa Mahkemesi, paylı mülkiyette önalım hakkının kullanımında payın rayiç bedelinin hakim tarafından belirlenmesini öngören düzenlemeyi Anayasa’ya aykırı buldu. İptal hükmü 9 ay sonra yürürlüğe girecek.
Anayasa Mahkemesi (AYM), ev, tarla gibi paylı mülkiyetteki taşınmazlarda önalım hakkına ilişkin bir yasa maddesini iptal etti. Düzenleme, payın rayiç bedelinin hakim tarafından belirlenmesini öngörüyordu. Karar Resmi Gazete’de yayımlandı. İptal hükmü, dokuz ay sonra yürürlüğe girecek.
Başvurular, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 734. maddesinin 2025'te 7571 sayılı kanunla değiştirilen 2. fıkrası için yapıldı. 13 ayrı asliye hukuk mahkemesi ile CHP, kuralın Anayasa’ya aykırı olduğunu ileri sürdü.
İptal edilen fıkra şu hükümleri içeriyordu:
Değişiklik öncesinde önalım hakkı, satış bedeli ve tapu masrafları karşılanarak kullanılabiliyordu. Başvurularda, bunun “payın rayiç bedeli ve tapu masrafları” olarak değiştirilmesinin tapu siciline güven ilkesiyle bağdaşmadığı, rayiç bedelin hangi tarihe göre belirleneceğinin ve “süre” kavramlarının belirsiz olduğu ifade edildi.
Kararda Anayasa’nın 35. maddesine, yani mülkiyet hakkına dayanıldı. Önalım hakkının satıcı, alıcı ve önalım hakkı sahibi olmak üzere üç tarafın menfaatini ilgilendirdiği, bu hakkın da mülkiyet hakkı kapsamında bulunduğu belirtildi.
AYM, daha önceki bir başvuruda önalım hakkının Anayasa’ya aykırı olmadığı sonucuna vardığını hatırlattı. Aynı kararda şu değerlendirme yer almıştı:
“Yasal ön alım bedelinin paydaş ile üçüncü kişi alıcı arasında kararlaştırılan satış bedeli olmaması halinde ön alım hakkına konu satış sözleşmesinin şartları değişerek farklı bir satış ilişkisine dönüşeceği açıktır.”
Mahkeme, iptali istenen kuralın tarafların serbest iradeleriyle kararlaştırdıkları satış bedelini esas almadığını, bedelin mahkemece rayiç değer üzerinden belirlenmesini öngörerek tarafların iradesini ortadan kaldırdığını belirtti. Kararın sonuç bölümünde şu ifadeler yer aldı:
“Sonuç olarak satıcı ve üçüncü kişi alıcının iradelerini ortadan kaldıran, üçüncü kişi alıcının haksız yere kazanç elde etmesine veya zarara uğramasına yol açan ve ön alım hakkı sahibini hukuken belirsiz bir konuma sokan kuralla, hukuki ilişkinin taraflarının menfaatleri arasında adil bir denge kurulmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Anayasa Mahkemesi açıklanan gerekçelerle kuralın Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiştir.”
Yorumlar