Kanada'nın Bağımsızlığına Giden Yol: İlk "Hayır" 1922'de Söylendi 1914'te İngiltere savaşa girince otomatik olarak savaşa giren Kanada 1922'de İngiltere'nin bir savaş çağrısını ilk kez geri çevirdi. King 19 Eylül'de günlüğüne şöyle yazdı:
Arşivlerdeki Gizli Belgeler Ortaya Çıktı: Mustafa Kemal Tek Kurşun Atmadan Bir İngiliz Hükümetini Düşürdü, Kanada'nın Bağımsızlık Yolunu Açtı!
Altbaşlıklar
Ottawa'dan Tarihi İfşa: İlk Kez Türk Basınında Yayınlanan Belgeler Meclis'ten Kaçırılan Savaş: İngiltere'nin Gizli Telgrafları Churchill'in Blöfü: "Ciddi Bir Savaş İhtimali Yoktur" King'in Ustaca Oyalama Taktiği: Tek Bir Kanadalı Asker Yola Çıkmadı Avustralya'dan Sert Tokat: "Türkiye Zayıf Diye Haksızlık Edilmesine Ortak Olmayacağız" Harington'ın Gerçekçiliği Lloyd George'un Sonu Oldu Kanada'nın Bağımsızlığına Giden Yol: İlk "Hayır" 1922'de Söylendi Portredeki Çanak Belgeleri: King'in Gurur Tablosu
Ottawa Nehri'ne bakan Kanada Ulusal Arşivi'nde sayfalar bir bir akıyordu. Her karenin kenarında aynı damga: "Public Record Office, London. C.O. 532/210." Bir yanda İzmir'den Çanakkale'ye yürüyen Mustafa Kemal bir yanda Londra'da Churchill öbür yanda Ottawa'da Kanada Başbakanı Mackenzie King. Üç adam arasındaki trafik 104 yıl sonra saat saat önümdeydi.
Kurtuluş Savaşı'nı genellikle 9 Eylül 1922'de İzmir'de biten bir Türk-Yunan savaşı olarak anlatırız. Oysa asıl büyük sınav İzmir'den sonra başladı; karşıda bu kez Birinci Dünya Savaşı'nın galibi İngiltere vardı. Türk basınında ilk kez yayımlanan bu belgeler Mustafa Kemal'in tek kurşun atmadan bir İngiliz hükümetini nasıl düşürdüğünü ve Kanada'nın bağımsızlığına giden yolu nasıl açtığını gösteriyor.
Meclis'ten Kaçırılan Savaş: İngiltere'nin Gizli Telgrafları
İstanbul Çanakkale ve bugünkü Edirne Kırklareli ve Tekirdağ hâlâ işgal altındaydı. Başbakan Lloyd George ve Sömürgeler Bakanı Winston Churchill 15 Eylül'de İngiliz Parlamentosu'nu hiç toplamadan bir Bakanlar Kurulu kararıyla Mustafa Kemal'e karşı savaşı göze aldı.
Aynı gün beş dominyona; Kanada Avustralya Yeni Zelanda Güney Afrika ve Newfoundland'e gizli telgraflar gitti: Çanakkale için asker gönderin!
Londra ertesi gün çağrıyı basına da duyurdu; amaç dominyonları kendi kamuoyları önünde sıkıştırıp oldubittiye getirmekti. King İngiltere'nin Kanada'yı "Türklere karşı bir saldırıya" davet ettiğini Toronto Star'ın muhabirinden öğrendi. Günlüğüne şunu yazdı:
"Açıkçası beni sinirlendirdi. Emperyal oyunu oynamak için bilerek kaleme alınmış."
King 17 Eylül'de Londra'ya bu durumun "son derece mahcup edici" olduğunu bildirdi.
Churchill'in Blöfü: "Ciddi Bir Savaş İhtimali Yoktur"
18 Eylül'de Churchill Kanada'ya "Mustafa Kemal komutasındaki Türklerin Avrupa'ya saldırma ihtimali" karşısında İngiltere'nin direnmeye karar verdiğini bildirdi. Oysa "Avrupa'ya saldırı" denen şey Türk ordusunun kendi başkenti İstanbul'a ve kendi toprağı Edirne'ye dönmesiydi.
Blöfü Churchill'in kendisi ele veriyordu. Bir saat önce King'e gizlice şunu yazmıştı: "Ciddi bir savaş ihtimali yoktur."
Londra'nın istediği Mustafa Kemal'i korkutacak bir "bütün imparatorluk arkamızda" görüntüsüydü. Fakat korku diye bir şey Paşa'nın kitabında yazmıyordu. Kanada'nın gerekirse bir birlik göndereceğini açıklaması "tamamen yeterli" olacaktı. Ama bu bir tuzaktı: Bir kez verilen söz savaş çıktığında Kanadalı askerleri Çanakkale'ye götürecekti.
King'in Ustaca Oyalama Taktiği: Tek Bir Kanadalı Asker Yola Çıkmadı
King 17 Eylül'de günlüğüne kararını yazmıştı:
"Parlamento toplanmadan hiçbir birlik gitmeyecek. Bu ülkeyi bir Avrupa savaşına daha sokmanın doğru olmadığına inanıyorum ve sonuna kadar direneceğim."
Ertesi gün Kanada Londra'ya cevabını gönderdi: "Kanada kamuoyu Yakın Doğu çatışmasına bir birlik gönderilmeden önce Parlamento'nun onayını şart koşacaktır."
Bu ustaca bir oyalama taktiğiydi. King açıkça "hayır" demedi; kararı Parlamento'ya bıraktı Londra'ya "bilgi beklediğini" bildirdi ve Parlamento'yu bu mesele için hiç toplamadı. Tek bir Kanadalı asker Türkiye'ye doğru yola çıkmadı.
Kanada'da İngiliz Kralı'nı temsil eden Londra'nın atadığı Genel Vali Lord Byng o günlerde ülke içinde seyahatteydi. Kriz yüzünden başkente dönmesi gerekip gerekmediğini sorunca King "hiç gerek yok" dedi. Mesaj açıktı: Savaş kararını Londra'nın valisi değil Kanada'nın seçilmiş başbakanı verecekti.
Baskı ve Ironi: Londra Parlamentosundan Kaçarken Kanada "Parlamentom Karar Verir" Dedi
Baskı ağırdı: Muhalefetteki Muhafazakârlar King'i İngiltere'ye sadakatsizlikle suçluyor kiliseler "Türk'ü öldürmek" için savaş çağrısı yapıyordu. 20 Eylül'de Londra bu kez yalnızca bir destek açıklaması isteyince King günlüğüne şunu yazdı:
"Britanya gibi gururlu büyük bir ülkenin bir 'güç gösterisi' yapabilmek için dominyonlara yalvarması gerçekten iğrenç."
Üzerinde güneş batmayan İngiliz İmparatorluğu Mustafa Kemal karşısındaki çaresizliği yüzünden kendi dominyonunun başbakanı tarafından aşağılanıyordu.
Ironi açıktı: Londra savaşı kendi parlamentosundan kaçırırken Kanada "benim parlamentom karar verir" diyerek Londra'nın oyununu bozuyordu.
Avustralya'dan Sert Tokat: "Türkiye Zayıf Diye Haksızlık Edilmesine Ortak Olmayacağız"
20 Eylül'de Avustralya Başbakanı Billy Hughes da Londra'ya sert bir telgraf çekti:
"İmparatorluk ya tek ve bölünmezdir ya da hiçbir şeydir. Avustralya halkı savaştan bıkmıştır."
Ekledi: "Avustralya Türkiye zayıf diye ona haksızlık edilmesine ortak olmayacaktır."
Yalnızca Yeni Zelanda ve Newfoundland hemen "evet" dedi. Fransa ve İtalya da birliklerini Çanakkale'den çekti. İngiltere yalnız kalmıştı.
Harington'ın Gerçekçiliği Lloyd George'un Sonu Oldu
Krizin gelişimi gün gün şöyle ilerledi:
|
Tarih |
Gelişme |
|
23 Eylül |
Mustafa Kemal süvarilerini Çanakkale'ye kuvvetlerini İzmit'e yöneltti. Müttefikler Edirne Kırklareli ve Tekirdağ'ı Türkiye'ye bırakmayı kabul etti |
|
29 Eylül |
Londra General Harington'a ültimatom emri verdi; Türkler çekilmezse savaş başlayacaktı. Harington emri Türk tarafına iletmedi |
|
11 Ekim |
Mudanya Ateşkesi imzalandı; Doğu Trakya tek kurşun atılmadan Türkiye'ye döndü. Lozan'ın yolu açıldı |
|
19 Ekim |
Lloyd George istifa etti. Churchill bakanlığını milletvekilliğini de kaybetti |
Sahadaki gerçeği gören Harington emri iletmemişti: Başkomutan Mustafa Kemal'in şakası yoktu.
Bedeli Londra ödedi. İngiliz Muhafazakâr Parti lideri Bonar Law The Times gazetesine yazdı: "Dünyanın jandarmalğını tek başımıza yapamayız." 19 Ekim'de Lloyd George istifa etti. Churchill bakanlığını Kasım seçimlerinde milletvekilliğini de kaybetti.
Kanada'nın Bağımsızlığına Giden Yol: İlk "Hayır" 1922'de Söylendi
1914'te İngiltere savaşa girince otomatik olarak savaşa giren Kanada 1922'de İngiltere'nin bir savaş çağrısını ilk kez geri çevirdi. King 19 Eylül'de günlüğüne şöyle yazdı:
"Bu olay imparatorluk içindeki ilişkilerimiz ve sorumluluğumuzun sınırları meselesini somut biçimde gündeme getirecek. Karşımıza çıkabilecek en iyi durum bu."
Sonrasında Kanada'nın bağımsızlaşma adımları hızlandı:
Portredeki Çanak Belgeleri: King'in Gurur Tablosu
Yıllar sonra Churchill bile King'e hak verdi. King'in günlüğüne göre 1932'deki görüşmelerinde Churchill Çanak'ta King'in haklı olduğunu ve "başka türlü davranamayacağını" kabul etti.
King Çanak'taki tavrıyla gurur duyuyordu. Aynı yıl ressam J.W.L. Forster portresini yaparken King masaya koydurduğu belgelerin arasına Çanak krizine ait kâğıtları da yerleştirdi. Kanada'nın ilk "hayır"ı Başbakan'ın portresine böyle girdi.
Sonuç: Fikrin ve Mücadelenin Ortak Mirası
1915'te Çanakkale'yi geçilmez kılan Mustafa Kemal 1922'de aynı topraklarda tek kurşun atmadan bir İngiliz hükümetini düşürdü ve Kanada'nın bağımsızlığına giden kapıyı araladı.
Geçen hafta Kanada Başbakanı Mark Carney Türkiye'ye ilk resmi ziyaret için Ankara'daydı; iki ülke stratejik ortak oldu. Ama kamuoyuna yansıyan konuşmalarda Çanak'tan söz edilmedi. Oysa bir ülkenin bağımsızlık mücadelesi öbürünün bağımsızlık yolunu açmıştı.
Ottawa'daki arşivde bulunan bu belgeler Türk dış politikasının diplomatlarımızın kullanımına ve aziz Türk milletinin takdirine sunuldu.
Yorumlar