Arıkan ayrıca, süt üreticilerinin yaşadığı maliyet krizine ve Lösemili Çocuklar Haftası vesilesiyle sağlık hizmetlerine erişim sorunlarına da değinerek, devletin sosyal sorumluluklarını yerine getirmesi gerektiğini vurguladı.
Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, partisinin grup toplantısında ekonomi, dış politika ve yaklaşan COP31 İklim Zirvesi’ne ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu. İktidarın 24 yıllık karnesini eleştiren Arıkan, "Sorunun sebebi olanlar, çözümün adresi olamazlar" dedi.
ANKARA – Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, gündemdeki ekonomik krizden dış politikadaki tartışmalı anlaşmalara kadar pek çok başlıkta iktidara yüklendi. Arıkan, Türkiye'nin içinde bulunduğu durumu "binbir krizin yaşandığı bir dönem" olarak tanımladı.
AK Parti’nin 2001 krizinin ardından "krizleri çözeceğiz" vaadiyle iktidara geldiğini hatırlatan Arıkan, bugün gelinen noktayı şöyle özetledi:
"Eski Türkiye'de bakanlar Yüce Divan'da yargılanırdı, bugün haklarında tweet bile atılamıyor. 24 yıl önceki 'Güçlü Türkiye' vaadinin karşılığında bugün ne var? Trump istedi diye Rahip Brunson'ı bırakan, Aliyev kızdı diye danışmanını görevden alan bir iktidar var."
Enflasyon verilerine ve ekonomik tabloya dair veriler paylaşan Arıkan, vatandaşın borç yüküne dikkat çekti. Kredili mevduat hesabı (eksi bakiye) kullanımının 4 yılda yüzde 271 arttığını belirten Arıkan, "Türkiye'de ilk defa milyonlarca insan evine ekmek götürebilmek için kredi çekiyor" dedi. İstihdamdaki daralmaya da değinen Arıkan, "Milletvekili transferlerini düşündüğünüz kadar işsiz gençleri düşündünüz mü?" diye sordu.
Fon vurgununa ilişkin soruşturmanın "cerrah titizliğiyle" yürütülmesi gerektiğini belirten Arıkan, atanan isimlere dair eleştirilerde bulundu:
"Siz kalp cerrahını beyin ameliyatına sokuyorsunuz, bu hasta masada kalır. Bu yolsuzlukta bütün yollar siyasi ayağa çıkar. Kim milletin parasına el uzatmışsa hesabını soracaksınız."
Mekke Ortak Savunma Antlaşması'na ilişkin çekincelerini dile getiren Arıkan, anlaşmanın bölge ülkelerinin bağımsızlığı yerine ABD ve İsrail’in hesaplarına hizmet etmemesi gerektiğini vurguladı. Arıkan, "Bir Müslüman ülkenin güvenliğini başka bir Müslüman ülkenin güvensizliği üzerine inşa etmeyi kabul etmiyoruz" diyerek anlaşmaya karşı olduklarını ilan etti.
Antalya’da başlayacak COP31 İklim Zirvesi’ne İsrail’in katılmasına sert tepki gösteren Arıkan, bu durumu "tarihi bir zül" olarak nitelendirdi:
"Gazze'de ekokırım suçu işleyenlerin, Türkiye topraklarında 'çevre ve gelecek' nutukları atmasına ev sahipliği yapmak kabul edilemez. Bunların çevreciliği, İsrail karşılarına çıkana kadardır. Bunun adı yeşil dönüşüm değil, yeşil sömürgeciliktir."
ABD ve İsrail’deki seçimlerin bölgeyi değiştirmeyeceğini savunan Arıkan, "Bir Netanyahu gider, bir Netanyahu gelir. Ülkemizin geleceğini İsrail'de, Amerika'da yapılacak seçimler değil, Türkiye'de yapılacak seçimler belirler" diyerek iç siyasete odaklanma çağrısı yaptı.
Arıkan ayrıca, süt üreticilerinin yaşadığı maliyet krizine ve Lösemili Çocuklar Haftası vesilesiyle sağlık hizmetlerine erişim sorunlarına da değinerek, devletin sosyal sorumluluklarını yerine getirmesi gerektiğini vurguladı.
Yorumlar