ABD ve Kanada arasında ticaret görüşmeleri çöktü

İki ülke arasındaki görüşmelerin çökmesi, yalnızca Washington ve Ottawa arasındaki ilişkileri değil, ABD’nin diğer ticaret ortaklarıyla yürüttüğü müzakereleri de etkileyebilir. Piyasalar ise tarifelerin enflasyon ve büyüme üzerindeki etkisine karşı Federal Reserve’in nasıl bir tutum alacağını izlemeye devam ediyor.

Yayınlanma Tarihi : Google News
ABD ve Kanada arasında ticaret görüşmeleri çöktü
Advert

ABD ve Kanada arasında ticaret görüşmeleri çöktü

ABD ile Kanada arasında haftalardır sürdürülen ticaret görüşmelerinden sonuç çıkmadı. Washington, görüşmelerin sona ermesinin ardından yaklaşık 20 milyar dolar değerindeki Kanada ürününe yüzde 50 oranında gümrük vergisi uygulamaya başladı. Kanada ise 8 Eylül’den itibaren misilleme tarifelerini devreye sokacağını açıkladı.

Tarifeler, şarap, bira, viski, votka ve cin gibi alkollü içeceklerin yanı sıra mobilya, süt ürünleri, çimento, giyim, olta kamışları, hokey ekipmanı, kâğıt ürünleri ve kontrplak çeşitlerini kapsıyor. ABD’nin geçen yıl Kanada’dan söz konusu ürün gruplarında yaklaşık 1,5 milyar dolarlık alkollü içecek, 780 milyon dolarlık ise süt ürünü ithal ettiği belirtiliyor.

Taraflar anlaşmazlığın sorumluluğunu birbirine attı

Görüşmelerin hafta başında anlaşmaya yakın olduğu yönündeki açıklamalara rağmen iki ülke, Cuma günü müzakereleri sonuçlandıramadı. ABD Ticaret Temsilcisi Jamieson Greer, Kanada’nın daha önce görüşülen şartları kabul etmeyerek anlaşmayı sonuçlandırmayı reddettiğini söyledi.

Kanada Başbakanı Mark Carney ise görüşmelerde ilerleme sağlandığını, ancak Washington’ın son aşamada sunduğu değişikliklerin Ottawa’nın beklentilerini karşılamadığını belirtti. Carney, ABD’nin önerilerini “adil değil, ekonomik değil ve herhangi bir anlaşmanın güvenilirliğini sorgulatacak” sözleriyle eleştirdi.

Carney, Ottawa’da düzenlediği basın toplantısında, “Çok istediler, çok az teklif ettiler” dedi.

ABD Başkanı Donald Trump da Kanada’yı ticaret politikaları nedeniyle eleştirmeyi sürdürdü. Trump, Kanada’nın ABD’ye uyguladığı tarifelerin Amerikan üreticilerini ve çiftçilerini uzun süredir olumsuz etkilediğini savundu.

Kanada misillemeye hazırlanıyor

Kanada, ABD’nin tarifelerine karşılık verecek önlemleri 8 Eylül’de yürürlüğe koyacağını açıkladı. Misilleme tarifelerinin çelik, süt ürünleri, tarım ekipmanları, selüloz, kâğıt ve diğer bazı ürünleri kapsaması bekleniyor.

Carney, önlemlerin ABD’nin uyguladığı tarifelerle yaklaşık aynı miktarda olacak şekilde tasarlanacağını söyledi. Ancak Kanada hükümeti, tarifelerin tam listesini henüz yayımlamadı.

Kanada daha önce de ABD’den ithal edilen çelik, alüminyum ve otomobillere misilleme tarifeleri uygulamıştı. Carney, Washington’ın kendi vergilerini kaldırması halinde Ottawa’nın misilleme önlemlerini geri çekmeye hazır olduğunu, ancak bu teklifin anlaşma sağlanması için yeterli olmadığını belirtti.

Kanada hükümeti ayrıca tarifelerden etkilenecek şirketlere destek paketi hazırlıyor. Carney, işletmelere gerekli olduğu sürece destek verileceğini ve bu sürenin mevcut ABD yönetiminin görev süresini aşabileceğini söyledi. Destek mekanizmalarının ayrıntılarının birkaç gün içinde açıklanması bekleniyor.

Uzun süreli ticaret savaşı riski artıyor

Görüşmelerin çökmesi, iki ülkenin yeniden ne zaman masaya döneceğine ilişkin belirsizliği artırdı. Kanada hükümetine yakın kaynaklar, ABD’deki ara seçimler öncesinde yeni müzakerelerin başlaması ihtimalinin düşük olduğunu belirtiyor. ABD Ticaret Temsilcisi Greer de Kanada ile yeni görüşmeler için şu anda bir plan bulunmadığını açıkladı.

Washington ve Ottawa arasındaki ticari ilişkilerin uzun süreli bir anlaşmazlığa dönüşmesi, iki ülke arasındaki ekonomik bağlar nedeniyle önemli sonuçlar doğurabilir. Kanada’nın üretim, enerji, tarım ve tüketim malları sektörleri ABD pazarıyla yakından bağlantılı. Birçok ürün, nihai tüketiciye ulaşana kadar sınırı birkaç kez geçiyor.

Kanadalı ihracatçılar, ABD’li alıcıların daha yüksek vergilerden kaçınmak amacıyla alternatif tedarikçilere yönelmesi halinde talep kaybıyla karşılaşabilir. Ancak tarifelerin maliyetinin tamamının Kanada’daki üreticiler tarafından karşılanması beklenmiyor.

ABD’li tüketiciler de daha yüksek fiyatlarla karşılaşabilir

Gümrük vergileri doğrudan ithalat ürünlerine uygulansa da ilk maliyeti genellikle ABD’li ithalatçılar üstleniyor. İthalatçılar daha sonra bu maliyetin ne kadarını toptancılara, perakendecilere ve tüketicilere yansıtacaklarına karar veriyor.

Bu nedenle Kanada ürünlerine getirilen yeni vergilerin ABD’de bazı ürünlerin fiyatlarını artırması bekleniyor. Ekonomistler, özellikle alkollü içecekler, süt ürünleri, kâğıt ve mobilya gibi sektörlerde maliyet artışlarının tüketicilere yansıyabileceğine dikkat çekiyor.

Wealth Club Baş Yatırım Stratejisti Susannah Streeter, Kanada ihracatçılarının satış kaybı riskiyle karşı karşıya olduğunu, ancak maliyetlerin önemli bölümünün Amerikan tüketicilerine aktarılabileceğini söyledi. Streeter, bu son tarife artışının enflasyon üzerindeki etkisinin tek başına sınırlı kalabileceğini, ancak farklı ülkelere yayılan tarifelerin ve enerji fiyatlarındaki yükselişin toplam baskıyı artırabileceğini belirtti.

Tarifeler, ekonomik büyümeyi yavaşlatırken fiyatları yükseltebildiği için politika yapıcılar açısından zor bir tablo oluşturuyor. Enflasyonun yüksek kalması faiz indirimlerini sınırlarken, ticaret anlaşmazlığının ekonomik faaliyeti zayıflatması büyüme endişelerini artırıyor.

Hazine getirileri üzerindeki baskı artabilir

ABD ile Kanada arasındaki gerilim, küresel finans piyasalarında da yakından izleniyor. Yatırımcılar, ABD hükümetinin artan borçlanması, 40 trilyon doları aşan ulusal borç ve devam eden enflasyon baskıları konusunda zaten kaygılı.

Uzun sürecek bir ticaret savaşı, ithalat maliyetlerini yükselterek enflasyonu besleyebilir ve ekonomik büyümeyi yavaşlatabilir. Bu durum, yatırımcıların ABD’nin mali görünümüne ilişkin endişelerini artırarak Hazine tahvili getirileri üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturabilir.

Daha yüksek Hazine getirileri, şirketler ve hanehalkları için borçlanma maliyetlerini artırırken hisse senedi değerlemeleri üzerinde de baskı yaratabilir. Ayrıca yüksek faiz ortamı, Federal Reserve’in ekonomiyi desteklemek amacıyla faiz indirme alanını daraltabilir.

Tarifelerin mali sorunları çözmesi beklenmiyor

Trump yönetimi, tarifelerin önemli miktarda kamu geliri sağlayarak ABD’nin bütçe açığını azaltabileceğini savunuyor. Ancak hukuki itirazlar, olası geri ödemeler ve tarifelerin ekonomik faaliyet üzerindeki olumsuz etkileri bu beklentiyi zayıflatıyor.

ABD bütçe açığının bu yıl 2,1 trilyon dolara yaklaşması, ulusal borcun ise 40 trilyon doları aşması bekleniyor. Uzmanlara göre tarifeler, mali sorunları çözmek yerine büyümeyi yavaşlatıp vergi gelirlerini azaltarak açığın kapanmasını daha da zorlaştırabilir.

ABD ve Kanada arasındaki anlaşmazlık, ticaret politikalarının öngörülebilirliği konusundaki endişeleri de artırıyor. McMaster Üniversitesi’nden siyaset bilimci Andrea Lawlor, gelişmelerin Trump yönetimiyle istikrarlı ve uzun vadeli ticaret anlaşmaları yapmanın güçlüğünü gösterdiğini söyledi.

İki ülke arasındaki görüşmelerin çökmesi, yalnızca Washington ve Ottawa arasındaki ilişkileri değil, ABD’nin diğer ticaret ortaklarıyla yürüttüğü müzakereleri de etkileyebilir. Piyasalar ise tarifelerin enflasyon ve büyüme üzerindeki etkisine karşı Federal Reserve’in nasıl bir tutum alacağını izlemeye devam ediyor.

begendim
0
Begendim
bayildim
0
Bayildim
komik
0
Komik
begenmedim
0
Begenmedim
uzgunum
0
Uzgunum
sinirlendim
0
Sinirlendim
Advert

Yorum Gönder

Yorumlar