Pentagon'un 135,6 milyar dolarlık sözleşmeleri, ABD'nin mühimmat sorununu çözmek için gerçek bir girişim. Ancak başarı, para kadar teslimat hızına bağlı. Şu an, zamanlaması belirsiz.
Savunma ve Güvenlik
ABD basınında yer alan yeni savunma sözleşmeleri, silah bolluğundan ziyade, paranın artık ihtiyaç duyulan silahların zamanında temin edilmesini garanti etmeye yetmediğine dair artan kaygıyı gözler önüne seriyor.
Pentagon, Lockheed Martin ile yaptığı Patriot füze sistemi sözleşmesinin değerini yaklaşık 59 milyar dolara yükseltirken, bu sözleşme uzun vadeli tedarik taahhütünü içeriyor.
General Dynamics Electric Boat ile HII Newport News şirketlerine de 2038 yılına kadar:
İnşası için 76,6 milyar dolarlık sözleşme verildi.
İki anlaşmanın toplam değeri yaklaşık 135,6 milyar dolara ulaştı.
Ancak bu rakamlar, söz konusu tutarın ABD hazinesinden peşin olarak ödendiği ya da füze ve denizaltıların kısa sürede hizmete gireceği anlamına gelmiyor.
Bu sözleşmeler:
Bu anlaşmalar, savaşların üretim kapasitesinden daha hızlı arttığı bir dünyada savunma sanayisinde öngörülebilirliği satın alma girişimi olarak değerlendiriliyor.
Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi'nin (CSIS) tahminlerine göre:
| Dönem | Patriot Füze Stoku |
|---|---|
| Savaş Öncesi | ~2.200 adet |
| Savaş Sonrası | 759-827 adet |
| Azalış | %65-66 |
THAAD füze savunma sistemine ait stokların:
| Dönem | THAAD Füze Stoku |
|---|---|
| Savaş Öncesi | ~452 adet |
| Savaş Sonrası | ~250 adet |
| Azalış | %45 |
Not: Bu veriler resmî rakam niteliği taşımıyor. Pentagon, mühimmat stoklarının kesin büyüklüğünü açıklamıyor.
CSIS'ın daha önce yayımladığı bir analizde, Patriot ve THAAD stoklarının savaş öncesi seviyelerine yeniden çıkarılmasının 3 yıl veya daha uzun sürebileceği değerlendirmesinde bulunulmuştu.
Bu, mühimmat stoklarının ne kadar hızlı tükendiğini ve yeniden üretimin ne kadar zor olduğunu gösteriyor.
En çok tartışılan soru ise İran savaşı gibi, Çin veya Rusya ile yaşanabilecek kapsamlı bir savaştan çok daha sınırlı ölçekli bir çatışmanın, ABD'yi gerçekten ciddi bir mühimmat sıkıntısının eşiğine getirip getirmediği.
En isabetli yanıt şu yönde:
ABD'nin genel anlamda silah stoklarının tükenmediği, ancak özellikle balistik füze önleme sistemleri gibi yerine yenisinin konulması zor olan belirli mühimmat türlerini hızla tükettiği.
İşin dikkat çekici yanı ise aynı değerlendirmeye göre ABD'nin, İran'la yaşanabilecek makul herhangi bir savaş senaryosu için hâlâ yeterli mühimmat stokuna sahip olması.
Asıl risk ise:
Stokların yeterliliği yalnızca savaşın büyüklüğüyle değil:
Balistik füze saldırıları, geniş çaplı kara harekâtları olmasa bile, yüksek maliyetli önleme füzelerinin kısa sürede tükenmesine yol açabiliyor.
Trump yönetiminin askeri tercihleri ve savaşın maliyetine yönelik eleştirilerin gündeme getirilmesi meşru görülürken, Savunma Bakanı Pete Hegseth'in haziran ayında savunma teknolojileri şirketleriyle bir araya gelerek mühimmat stoklarının hızla yenilenmesini istemesi, endişenin Pentagon içinde de paylaşıldığını gösteriyor.
Yönetimin ardından milyarlarca dolarlık savunma sözleşmeleri imzalaması, endişenin gerçek olduğunu doğruluyor.
Ayrıca mühimmat tedarikindeki darboğazlar ve gemi inşa kapasitesindeki sıkıntılar İran savaşından önce de mevcuttu; savaş bu sorunları ortaya çıkarıp derinleştirdi, ancak sıfırdan oluşturmadı.
ABD yönetimi, savunma tedarik sistemini de değiştirmeye çalışıyor. Kısa vadeli yıllık siparişler yerine, şirketlere talep konusunda öngörülebilirlik sağlayacak çok yıllı sözleşmeler sunularak firmaların üretim tesislerine, iş gücüne ve tedarik zincirine yatırım yapmaları hedefleniyor.
Ancak bu anlaşmaların bazılarında:
Sorunun temelinde ise üretim sürecinin zorlukları yer alıyor:
Üretim kapasitesini artırmak yalnızca ek vardiya açmakla mümkün olmuyor; bunun için gerekli:
Tedarik zincirindeki küçük bir alt yüklenicide yaşanacak aksaklık bile tüm üretim hattını durdurabiliyor.
Lockheed Martin CEO'su Jim Taiclet'in de belirttiği gibi şirket önceden yatırım yapabiliyor, ancak bunun askeri alandaki somut karşılığı, sözleşmenin başlığının düşündürdüğü kadar kısa sürede ortaya çıkmıyor.
Pentagon ayrıca daha ucuz ve hızlı silah üretimi için yeni savunma şirketlerine de bel bağlıyor. Açıklanan plana göre, 2027'den itibaren üç yıl içinde düşük maliyetli 10 bin seyir füzesinin satın alınması hedefleniyor.
Bu kapsamda Castelion şirketi Blackbeard adlı hipersonik füzesini yaklaşık 500 bin dolar maliyetle üretmeyi amaçlıyor.
Ancak bu yaklaşım hâlâ test aşamasında bulunuyor.
Başarılı bir prototip geliştirmek başka, binlerce adedi askeri standartlara uygun şekilde ve zamanında seri üretmek ise bambaşka bir süreç.
Daha da önemlisi, düşük maliyetli taarruz füzeleri, Patriot ve THAAD gibi özel olarak tasarlanmış füze önleme sistemlerindeki açığı doğrudan telafi etmiyor.
Wall Street Journal gazetesi, denizaltı sözleşmesinin İran'da tüketilen mühimmatla doğrudan bağlantılı olmadığını, ancak sorunun mühimmat stoklarından çok daha geniş kapsamlı olduğunu gösterdiğini belirtti.
ABD Donanması, söz konusu anlaşmayı, altyapıya sağladığı finansman ve 2038 yılına kadar siparişlerde istikrar oluşturması nedeniyle 'nesilde bir kez gerçekleşen yeniden sermayelendirme' olarak nitelendirdi.
Çok yıllı sözleşmelerin avantajı:
Kritik parçaların daha yüksek miktarlarda satın alınması
Tersaneler ve tedarikçilere güven vermesi
Ancak bu anlaşmalar:
Uzun vadeli takvim de aslında Washington'ın hazır 14 denizaltı satın almadığını, gelecekteki üretim kapasitesine yatırım yaptığını gösteriyor.
Eğer çok yıllı sözleşmeler başarılı olursa:
Eğer tedarik zincirinde sorunlar devam ederse:
Eğer kısmi başarı elde edilirse:
'ABD'nin silahlarının tükendiği' yönündeki söylem, ülkenin genel anlamda veya yakın zamanda savaşma kapasitesini kaybettiği şeklinde anlaşılırsa abartılı görünebilir.
Ancak Trump yönetimine yönelik eleştirilerde de vurgulandığı gibi bu, yalnızca siyasi bir propaganda değil.
Bunun en güçlü kanıtı Trump karşıtlarından değil, bizzat yönetimin aldığı kararlardan geliyor:
Büyük ölçekli savaşlarla kıyaslandığında sınırlı kalan İran savaşı, şunları ortaya koydu:
Bu anlaşmaların gerçek başarı ölçütü, kâğıt üzerinde açıklanan milyarlarca dolarlık rakamlar değil.
Gerçek başarı ölçütü: Zamanında teslim edilen füze ve denizaltı sayısı.
Pentagon'un 135,6 milyar dolarlık sözleşmeleri, ABD'nin mühimmat sorununu çözmek için gerçek bir girişim. Ancak başarı, para kadar teslimat hızına bağlı. Şu an, zamanlaması belirsiz.
Yorumlar